Eğitim ve Öğretmen Forumu  Forum Ana Sayfa Eğitim ve Öğretmen Forumu

İlköğretim ve Lise
Günlük Ders planları,belgeler,programlar,zümre,sosyal kulüpler
rehberlik,ödev ve tezler,yazılı ve testler

 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

İLK YARDIM DERS NOTLARI

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Eğitim ve Öğretmen Forumu Forum Ana Sayfa -> Otomobil Dünyası
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
öğretmen
FORUM UZMANI
<marquee>FORUM UZMANI</marquee>


Kayıt: 30 Ağu 2006
Mesajlar: 531
Konum: sivas

MesajTarih: Prş Hzr 19, 2008 8:52 am    Mesaj konusu: İLK YARDIM DERS NOTLARI Alıntıyla Cevap Gönder

KONU 1: GENEL OLARAK KAZALAR VE

TRAFİK KAZALARI



A- Kaza: Beklenmedik bir anda meydana gelen, daha önceden olacağı tahmin edilemeyen, planlanmayan, önlemler alındığı zaman Çoğunun önlenebileceği ölüm, yaralanma ve maddi hasarla sonuçlanan olaylara KAZA denir.

Ev kazaları, iş kazaları, spor kazaları , okul kazaları trafik kazaları gibi gruplara ayrılabilirler .

ülkemizde çoğu kez boyutunun büyüklüğüne göre felaket ile karıştırılır. Oysa FELAKET, kasıt olmaksızın oluşan, insanları ve çevreyi olumsuz etkileyen doğal kaynaklı olaylardır. Depremde ve selde olduğu gibi.

Kazaların nedenleri biraz sonra sayılacaktır; ama burada şunu belirtmek gerekir ki, kazaların en büyük sorumlusu insan iken felaketlerin sorumlusu doğal olaylardır. Ayrıca meydana geldikleri sırada verdikleri zarar açısından felaketler kazalara göre daha büyük ölçüde zarar verirler. Öreğin Marmara depreminde 45 saniyede binlerce kişi yaşamını yitirirken, ülkemizdeki en fazla ölümün yaşandığı bir trafik kazasında 37 kişi yaşamını yitirmiştir. Ancak trafik kazalarındaki yıllık ölü sayısı felaket boyotuna ulaşmaktadır.

B- Kazaların Nedenleri:

Şöyle özetlenebilir:

• İnsanın kendi kendine kazaya neden olması

• Başka insanların kaza ile karşı karşıya bırakılması

• Kullanılan araç ve gereçler

• Çevre ve doğa olayları

• Eğilim eksikliği ve ihmaller

• Teknik ve yasal yetersizlikler,Kişisel yetersizlikler

• Uygulama ve denetim azlığı

• Yanlış inanç, örf ve adetler

C- Trafik Kazaları:

Karayolu üzerinde hareket halinde olan bir veya birden fazla aracın karıştığı ölüm, yaralanma ve çarpan çarpılan nesnede maddi hasar oluşturan olaylara Trafik kazası denir. Kapsamı:

• En az 2 aracın çarpışması

• Araç ile yayanın çarpışması

• Araç ile hayvanların çarpışması

• Araç ile sabit nesnelerin çarpışmasıdır.

D- Ülkemizde ve Dünyada Trafik Kazaları:

Ülkemiz her yıl binlerce insanı yaşamından eden, binlercesini sakat bırakan, milyarlarca liralık milli servet kaybına, insanların işgücü kaybına, ruhsal yapılarının bozulmasına neden olan trafik kazaları ile dünyada ilk 10 sırada yer almaktadır.

Ülkemiz istatistiklerine bakıldığında kaza, yaralı ve ölü sayılarının gerçekçi olmadıkları görülmektedir. Emniyet Genel Müdürlüğü rakamları, Jandarma kayıtları, Hastanede ölenler veya kırsal alanlarda kayıtlara girmeyenleri toplayabilirsek; rakamlar korkunç boyutlara ulaşmaktadır. Sadece EGM ve jandarma kayıtlarına göre yaşamını kaybedenlerin sayısı:

1998 yılında 8944, 1999 yılında 8523, 2000 yılında ise 7306 olarak kaydedilmiştir Araştırmalara göstermiştir ki; ülkemizde en fazla kaza; yaz mevsiminde, haftanın cuma ve cumartesi günleri, günün 12:00- 18:00 saatleri arasında olduğudur.

Gelişmiş ülkelerde kaza sayısı daha az olduğu gibi toplumsal olarak ilkyardım bilinci ve uygulaması yerleştiği için ölü sayısı da oldukça azdır.

Bunun nedenleri:

• İlkyardım eğitiminin ilk öğretim aşamasında verilmeye başlanması,

• İyi bir haberleşme sisteminin bulunması,

• ilkyardım merkezlerinin ana arterlerde belli aralıklarla bulunması,

• Trafik kurallarına tam uyulması,

• Trafik cezalarının ağır ve caydırıcı olması. doğru uygulanması,

• Aksaklıkların kısa sürede giderilip sorun olmaktan çıkarılması sayılabilir.

E- Trafik Kazalarının Nedenleri

üç başlık altında toplanabilir.:

1. ARAÇ: %2-4 oranında kusurlu

- Lastik patlaması

- Fren, silecek, rot, direksiyon ve mala arızaları

- Araç bakımının zamanında yapılmayışı

- Eski ve yetersiz araçların kullanılması

2. ÇEVRE:

A.YOL:%2-4

- Artan nüfusa paralel yeni yolların yapılmayışı,

- Artan yolların bakımsızlığı,

- Uyarı işaretlerinin yetersizliği,

- Kaldırımların yetersizliği veya amacı dışında kullanılışı

B- İKLİM KOŞULLARI. %1-2

- Buzlanma, sis, yağmur

- Çok sıcak, çok soğuk

3. İNSAN:

%90-95 hata payına sahiptir.

A. Mühendislik hataları: Yol ve araç yapımında , planlanmasındaki hatalar

B. Yolcular: Sürücünün dikkatini dağıtabilirler

C. Yayalar: Şehir içinde daha, fazla kazaya neden olmaktalar. Zira, Yaya geçitlerini kullanmıyorlar, aniden yola çıkıyorlar, trafik kurallarına uymuyorlar, dikkatsiz ve bilgisizler.

D. Sürücüler: %80-85 kazadan sorumlular. Çünkü;

1. Trafik kurallarına uymuyorlar, kural çiğnemek bir hobi

2. Alkollü araç kullanıyorlar

3. Dikkatsiz ,uykusuz ve yorgun araç kullanıyorlar

4. Bilinçsizce, sorumsuzca araç kullanıyorlar

5. Ruhsal yapılarında dengesizlik olabilir

6. Bedensel organ eksiklikleri olabilir.

İLKYARDIM

TANIMI:

Birdenbire hastalanan veya yaralanan kişiye tıbbi tedavi yapılıncaya kadar anında ve olay yerinde çevre olanaklarıyla yapılan geçici müdahaleye ilkyardım nedir.

İlkyardımcı şunu asla unutmamalıdır ki; yapacağı işlem bir tedavi değildir; çünkü amacımız tedavi değildir ilk yardımdır. Bazı kitaplarda ilk yardım, 3T (tanı- tedavi- taşıma) olarak açıklamaktadır. Ancak bura da geçen ikinci T (tedavi) ifadesi sürücü kurslarında verilen ilkyardım eğitiminde doğru olarak kabul edilemez Bilindiği gibi, tedaviyi sağlıkla ilgili okullarda eğitim alarak meslek sahibi olanlar yapabilirler.

O halde burada ilkyardımcı şöyle ifade edebiliriz:

TANİ GEÇİCİ MUDAHİLE

İLK YARDIM

TAŞIMA

AMACI:

Yaralının durumunu kontrol altına alıp daha kötüye gitmemesine engelleyerek hayat kurtarmaktır.

SAKATLIĞI ÖNLER SAKATLIK DERECESİNİ AZALTIR

İLK YARDIM

HAYAT KURTARIR

İLKELERİ:

İyi bir ilkyardım için şu ilkelere uyulmalıdır:

- Çabuk karar vererek yaralıyı değerlendirmek

- Yaralıyı bulunduğu pozisyondan kurtararak uygun pozisyon vermek

- Geçici önlemi hemen almak

- Kalabalığı uzaklaştırmak

- Moral vermek

- Bilincini açık tutmak

- Sıcak tutmak

- Çamaşırları keserek çıkarmak

- Güvenli yere almak.

HEDEFLERİ:

- Solunumun sağlanması

- Kalbin çalıştırılması

- Kanamanın durdurulması

- Şokun engellenmesi

- Yaranın dış etkenlerden korunması

- Uygun pozisyon verilmesi

- Haberleşmenin sağlanması

yaralının taşınarak sevk edilmesi

Örneğin, bir otobüs kazasında birçok yaralı var ise, önce soluk almayandan, kalbi çalışmayandan, kanaması olandan başlayarak ilk yardım yapılmalıdır.

AŞAMALARI:

1. Trafik emniyet önlemlerini almak

- Kaza yapan aracın arkasına 150m. geriden görülebilecek şekilde reflektör koyulmalı. dönemeçte ise ön tarafa da yerleştirilebilir.( Taş,lastik ve ağaç dalı koymak yanlıştır. Orada bırakılabilecekleri ihtimali düşünülürse başka kazalara neden olabilir.) <if><endif>

- Böylece hem zincirleme kaza önlenerek yeni yaralanmalar da önlenmiş olacak, hemde araçtaki yaralının durumu ikinci darbe ile daha kötüye gitmemiş olacak

- İlk yardımcının da güvenliği sağlanmış olacaktır.





<if>2. Yaralıyı tehlikeli yerden güvenli yere almak<endif>

3. Hangi konuda ilkyardım yapılacağına karar vermek ve uygulamak

4. Haberleşmeyi sağlamak

5. Hangi yaralının önce taşına cağına karar vermek; gruplamak

6. Yaralıları taşıyarak sevk etmek.

ilerideki konularımızda bu aşamalar tek tek açıklanacağı için burada sadece aşama olarak sayılmış ve detaylandırılmamıştır.

İLK YARDIMCININ ÖZELKILERI:

Yaşamak bir insan hakkı, yaşatmak için çaba harcamak da bir yurttaşlık görevidir. Bu bilinçle bir ilkyardımcıda şu özellikler bulunmalıdır:

- Öncelikle ilkyardım konusunda yeterli bilgi ve beceriye.sahip olmalıdır

A’da bilgi var beceri yok <if><endif>



B’de bilgi yok beceri var



C’de hem bilgi hemde beceri var.





Örnek bir ilkyardımcı C’de görüldüğü gibidir.

- Empati geliştirmeli (kendisini yaralının yerine koyma)

- Yarayı iyi değerlendirmeli

- Ümitsizlik belirtisi göstermeden sakin olmalı

- İlkyardımcı kendi güvenliğini riske atmamalı

- Çevre olanaklarından iyi yararlanmalı

- Eldeki malzemeyi en iyi şekilde kullanmalı

- Yaralıya moral verebilmeli

- Ambulans geldiğinde sağlık görevlilerine gerekli bilgileri aktara bilmeli

İlkyardım bilgi ve becerisini kazanan sürücüler, kazayı gördüğü anda müdahale etmek zorundadırlar. Yoksa hem insanlık görevlerini yapmamış olacaklar hem de puan ve para cezasını birlikte ödeyeceklerdir.



ÜNİTE 2 İNSAN VÜCUDU

1. GENEL YAPISI

Vücut yapısı ile ilgili genel bilgilerin bilinmesi ilk yardımın uygulanmasını kolaylaştıracağından bu bölümde çok temel bilgiler ana başlıklar halinde aktarılacaktır.

Hücre: insanda gözle görülemeyecek kadar küçük, bölünerek çoğalabilen en küçük yapı taşıdır hücreler vücut için gerekli besin ve gaz alış verişi bulunurlar. Bir hücrenin yapısı 3 bölümden oluşur:

- Hücre zarı: Hücre yüzeyini örter hücre beslenmesinde önemli bir rol oynar.

- Stoplasma (hücre gövdesi)

- Hücre çekirdeği ve çekirdekçikler <if><endif>

Doku : Vücudun canlılık fonksiyonlarını yerine getiren aynı yapı ve görevdeki hücreler topluğuna doku. denir. Epitel, destek, kas, sinir olmak üzere 4 grupta incelenir

Organ : Dokuların birleşmesiyle oluşur. Aynı görevi yapan değişik dokular organın oluşmasında rol oynarlar. Sistem : yaşamsal fonksiyonlardan birisi için değişik organlardan oluşan bir yapıdır. Örneğin; dolaşım sisteminde kalp ve damar gibi organlar bulunur.

Sistemler işbirliği içinde çalışmak zorundadırlar. Sistemlerden biri sinin bozulması diğer sistemleri de olumsuz etkiler. Dolaşım sistemin deki bozukluk solunum sistemini de bozan Şu sıralamayı hatırlayalım. Hücre- Doku-Organ-Sistem



2. TRAFİK KAZALARINDA EN ÇOK YARA ALAN VÜCUT BÖLGELERİ VE ORGANLARI

A. VÜCUT BÖLGELERİ

BAŞ: Yüz-Kafa -Boyun

GOVDE : Göğüs,Kaburga-Karın (Karaciğer- Dalak)

ALT TARAF: Omurganın bir bölümü , bacaklar, kalça

ÜST TARAF : Omuz, kollar, dirsek ,el,omurganın bir bölümü

Bu bölgeler trafik kazalarından d fazla etkilenirler.

B- VÜCUT BOŞLUKLARI

1- Kafatası boşluğunda: Beyin, Beyincik, Soğanilik

2- Göğüs boşluğunda Yemek borusu, Soluk borusu, akciğer, kalp

3- Karın boşluğunda Mide, Pankreas, Böbrekler, Karaciğer, Bağırsaklar

4- leğen boşluğunda Üreme organları ve idrar torbası

5- Omurga boşluğunda: Omurilik ve sinirler bulunur.

3. BAZI VÜCUT SİSTEMLERİ VE ORGANLARI

HAREKET SİSTEMİ

Hareket sistemi 3 bölümde incelenir.

A- Kemikler

B- Eklemler

C- Kaslar

A-KEMİKLER

Kemik dokusu: Kemik zarı, sert tabaka , süngerimsi tabakadan oluşur. Uzun kemiklerin ortasında bir boşluk vardır ki bu boşluk kemik iliği ile doludur.

Vücudumuzda bulunan 208 kemik iskeletimizi meydana getirir. İskelet vücudumuzun çatısını oluşturur. İskelet olmazsa hareket düşünülemez.

Kemikler yassı, uzun ve kısa olmak üzere üç türlüdür. <if><endif>

İSKELETİN BÖLGELERİ:

Baş kemikleri

- 14 kafada

- 14 yüzde Yassı kemiklerden oluşur.

Gövde kemikleri:

a. Göğüs kafesini oluşturan kemikler

- Göğüs kemiği :1

- Kaburga kemiği 22

b. Omurgalar: 34-35 omur

Omurların ortası deliktir ve burada omurilik bulunmaktadır

Üst taraf kemikleri: <if><endif>

- Köprücük kemiği

- Kürek kemiği

- Kol kemikleri

- Dirsek kemiği

- El bilek kemiği

- El tarak kemiği

- El parmak kemiği

Alt taraf kemikler:

- Kalça kemiği

- Uyluk kemiği

- Bacak kemiği( Kaval- Kamış)

- Diz kapağı

- Ayak bileği kemiği

- Ayak tarak kemiği

- Ayak parmak kemiği



B- EKLEMLER

Kemikleri eklem yüzeyleriyle birbirine bağlayan yapılardır. 3 Türlüdür;

a- Oynamaz eklemler: Baş kemiklerinde -

b- Yarı oynar eklemler : Omur ve kaburgalarda

c- Oynar eklemler: Alt çenede ,omuz- dirsek- bilek _el parmak, kalça_diz ,bilek_ayak parmaklarında bulunur. <if><endif>

C- KASLAR

Hareket sisteminin aktif yapısıdır. Yapılarına ve çalışma sistemine göre 2 grupta incelenebilir.

a. Çizgili : İsteğimizle çalışan kaslar

b. Çizgisiz-düz: İsteğimiz dışında çalışan kaslar

Kalp kası ayrıcalıklıdır. Çizgili olmasına karşın isteğimiz dışında çalışır.



DOLAŞIM SİSTEMİ

Dolaşım Sistemi: Kalp, kan, damarlar (Atar, toplar ve kılcal damarlar), Lenf damarları ve lenf bezlerinden meydana gelir.

Sistemin merkezi kalp olduğu için pompa gibi çalışarak kanı damarlara pompalar. Kılcal damarlar aracılığı ile kanın içindeki oksijeni, besinleri, hormonları, iyonları, kafa derisine, ayak parmağındaki hücrelere kadar taşır.

Buralarda kullanıldıktan sonra artık maddeleri,-karbondioksiti toplar damarlar aracılığı ile toplayarak temizlenmek üzere akciğerlere ve boşaltım sistemine taşır. Bu görevini yapamaz işe metabolizma artıkları biyokimyasal dengeyi bozar ve giderek yaşam sona erer.

Kalp:

4 odacıklıdır. üsttekiler kulakçık (atrium) , alttakiler karıncıktır. (Ventrikül)

Kalbin bir tarafı temiz diğer tarafı kirli kanı barındırır.

Kalp atım sayıları:

Yetişkinlerde: 60-80

Çocuklarda: 80-100

Bebeklerde: 1OO-120 arasındadır.

Kulakçıklar kasılınca kan karıncıklara, kancıklar kan atar damarlara pompalanır.

Damarlar:

Kan dağıtım yollarıdır: 3 çeşittir

a- Atardamarlar: Kalbin pompaladığı temiz kanı ( açık kırmızı ) vücuda dağılırlar.

Atardamarlarda kan kalbin ve damarın basıncıyla sürekli dokuları dolaşır.

b-Toplardamarlar : Kanı dokulardaki kılcal damarlardan alarak kalbe getiren damarlardır. Taşıdıkları kan kirlidir çünkü içinde C02 besin maddeleri ve artık maddeler vardır. Bu nedenle de koyu kırmızı renktedir.

Atardamar ve toplar damarlar yan yana durduklarından birbirlerinin kasılmasından etkilenirler ve dolaşımı kolaylaştırırlar.

c- Kılcal damarlar : Atar damarların en ince dallarıdır. 02 , C02 ve madde değişimini sağlarlar.

Kan : Vücut ağırlığımızın 1/1 3’ü kandır. Kan; plazma , alyuvarlar, akyuvarlar ve kan pulcuklarından (plaket) oluşur. Kanın %55’i plazma; %459 şekilli elemandır. <if><endif>

SOLUNUM SISTEMI

Solunum; fizyolojik bir olay olup, kişinin yaşamı için gerekli oksijeni sağlar. Temel fonksiyonu, dokulara oksijen sağlamak ve dokularda oluşan C02’i alıp dışarı atmaktır. Dolaşım sistemiyle koordineli çalışır. Gaz değişimini solunum sistemi; gaz taşıma işlemini ise dolaşım sistemi yapar.

Solunum sayısı :

Yetişkinlerde: 15_20

Çocuklarda: 20_25

Bebeklerde: 25_40 arasındadır.

Solunum organları

ASIL:

1. Burun

2. Yutak

3. Gırtlak

4. Soluk borusu (Branşlar- bronşcuklar ve broşioller- hava kesecikleri)

5. Akciğerler: SC 3, sol 2 loptur.

YARDIMCI:

1. Diyafragma karın kası

2. Kaburgaları ve arası kasları

3. Göğüs kasları

Soluk alıp vermeye ’’ solunum” adı verilir. Solunum, beyindeki solunum merkezinin akciğerlere C02'nin arttığını uyarması ile başlar. Merkezin diyaframı ve göğüs kaslarını uyarması üzerine de kaslar kasılarak göğüs kafesini genişletilir, kasılan kasların bir süre sonra gevşemesi ile gögüs kafesi daralır. Böylece soluk alıp verme işlemi gerçekleşecektir.



SİNDİRİM SİSTEMİ

Organizmanın yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan gıdaların alınması, parçalanması, öğütülmesi, sindirilmesi ve artıkların dışarı atılması işlemlerinden sorumlu sistemidir. Ağızda başlayıp anüste sona erer. Bu işlemleri, organları ve enzimleriyle yapar.

SİNDİRİM SİSTEMİ ORGANLARI:

ASIL:

1 Ağız: Dudaklar , yanaklar , damak, dil ve dişler

2.Yutak

3.Yemek barosu

4.Mide

5.İnce bağırsaklar 3 bölümdür. (12 parmak- jejunum — ileum)

6.Kalın bağırsaklar: 3 bölümdür. (çekum — kolon - rektum)

Yardımcı organlar:

1 Tükürük bezleri: Dil, dudak, çene altında

2. Karaciğer

3. Pankreas

Ağızda çiğnenen besin maddeleri yutak ve yemek borusundan geçerek mideye gelir. Burada yeterince parçalandıktan sonra 1 2 parmak bağırsağına girerek salgılarla karışır. Daha sonra emilmek üzere ince bağırsaklara gider, oradan da kalın bağırsaklara geçerek artıklar anüsten dışarı atılır. -

SİNİR SİSTEMİ

Duyuların alınması, algılanması ve tepki verilmesinden sorumlu sinir sistemidir. Bu sistem organizmanın tüm sistemleriyle koordineli bir şekilde çalışır ve bu sistemleri yönetir.

Sinir sisteminde, iletim merkezden çevreye, çevreden merkeze doğru 2 yönlü ger Sinir sistemi milyonlarca sinir hücresinden ve bağ dokudan oluşur. Sinir sisteminin organizma ile çevre arasındaki iletişi mi sağlayarak algılamayı, öğrenmeyi, düşünmeyi ve tepki vermeyi gerçekleştirir. 3 bölümdür:

1. Merkezi sinir sistemi

2. Çevresel sinir sistemi: Duyu, motor ve bağlantı sinirlerinden oluşur.

3. Otonom sinir sistemi: Sempatik ve parasempatiktir. Zıt etkilidirler.

ORGANLARI:

Beyin : Vücudu kontrol eden bilinç sistemidir. Tüm istemli hareketler den, çevrenin algılanmasından ve olaylara verilen tepkiden sorumlu dur. Ayrıca bizi biz yapan düşünce ve duyulara sahip almamızı sağlar. Beyinden 1 2 çift sinir çıkar.

Beyincik : Hareket ve dengeyi sağlar

Soğanilik: Dolaşım ve solunum sistemini kontrol eder.

Omirilik: 31 çift sinir çıkar. 12 çiftle birlikte hareket eder. Daha çok kas, deri ve iç organlarda işlevlerini yürütürler.





D. OMURGA YARALANMALARI

Trafik kazalarında görülen ve felç riskinin yüksek olduğu en tehlikeli yaralanmalardandır. Omurgayı meydana getiren omurların kayması omurga bağlarının yırtılması, omurların kırılması, sinirlerin zedelenme

ve omuriliğin yaralanması olarak ortaya çıkabilirler. Sıklıkla boyun ve bel omurga bölgelerinde görülür.

a. Belirtileri

• Yaralanan bölgenin aşağısında uyuşukluk, güçsüzlük, duyu kaybı, hareketsizlik(sorun boyun bölgesinde ise boyundan aşağıda, bel bölgesinde ise belinde aşağıda duyu kaybı olacak

• Hareketle ağrı

• Yaralanan yerde yara, şişme olabilir

• Boyun omurga kırıklarında başın öne sarkması sonucu solunum güçlüğü

b. İlk yardım

• Solunum kontrol edilir, çene göğüsten uzaklaştırılır.

• Şok önlenir

• Yaralı hareket ettirilmeden atellenir.

• Felç olasılığına karşı kesinlikle oturtulmaz.

• Omurga kırk ise sert zeminde sırtüstü yatırılır.

• Omurga kırık değilse yara sarılarak yaralı bölge üstte alacak şekilde pozisyon verilir.

• Ambulansla sevk edilir.

• Omurga kırıkları ayrıca kırıklar bölümünde anlatılacaktır.

4. YANIKLAR VE YANIK YARALARI

A. ARAÇ YANGINLARINA KARŞI ÖNEM ALMA - SÖNDÜRME

Karayolları trafik yönetmeliğine göre A1-A2-F sınıf sürücü belgesi

ile kullanılan motorbisiklet, motorbisiklet , traktör dışındaki tüm araçlarda söndürme cihazı bulunmalı ve kullanma kılavuzunda belirtilen aralıklarda kontrolleri yapılmalıdır. Söndürme cihaz, sürücünün en kolay ulaşabileceği yerde bulundurulmalıdır.

- Araç yangınını söndürme

a. Kazadan sonra yangın çıkmaması için:

• Önce kontak kapatılır, akü ile iletişim kesilir.

• Aracın çevresi boşaltılır.

b. Yangın başlamış ise

• Kontak kapatılır.

• Söndürme cihazı alınarak motordan başlayan bir yangın da önce kaput açılmadan (hava ile teması önlemek için) motorun alt ve ön kısımlarına sıkılır.

• Soğutmadan sonra kaput biraz açılarak motora söndürme cihazı sıkılır.

• 3 cü aşamada kaput açılarak söndürücü sıkılır ve yangın söndürülür.

B. YANIK YARALARI, ÇEŞİTLERİ VE İLK YARDIM

a. Tanımı : Alet, ateş, sıcak su,:sıcak buhar, kızgın katı cisimler, asit boz, elektrik akımı, yıldırım güneş, radyasyon gibi nedenlerle doku arda meydana gelen yaraya YANIK denir. Vücut yüzeyinin %20 sinden daha fazlasının yanması yaşamsal risk oluşturur, Bebeklerde bu oran%l0 dur.

b. Çeşitleri- sınıflandırılması

Yanıklar derinliklerine göre 3’e ayrılırlar.

• Birinci derece yanıklar: Derinin sadece üst tabaksı yanmıştır. Deri bütünlüğü bozulmamıştır, gerginlik, ağrı kızarıklık vardır. İz ve sakatlık bırakmazlar. Güneş yanıklarında olduğu gibi.

• İkinci derece yanıklar: Derinin üst ve orta tabakası yanmış, bütünlüğü bozulmuştur. Kılcal damar ve sinir uçları açıkta olabileceğin den fazlaca ağrı vardır. Gerginlik, kızarıklık su d kesecikler oluşur, iz bırakabilirler.

• Üçüncü derece yanıklar: Deri bütünlüğü tümüyle bozulmuştur, kemiğe kadar inebilir, doku ve organlarda kömürleşme görülebileceği gibi derin iz ve sakatlıklara neden olur. Sinir hücrelerinde yandığından Çoğu kez ağrı duyusu yoktur, sızıntı şeklinde sıvı akar.

c. İlk yardım

• Yanan kişi acele araçtan çıkartılarak oradan uzaklaştırılır,

• Yaralı koşmamalı ve ayakta durmamalı (alevlerin artmaması için)

• Yaralının üzerine naylon olmayan kalın bir örtüyle ile başından ayağına doğru örtülerek alevler söndürülür. Onu yoksa yanıklı yerde sürekli çevrilerek alevleri söndürebilir,

• Giysileri deriye yapışmamış ise soğuk su dökül kesilerek çıkarılır.

• Yanık yerin merkezi ve çevresi soğuk su veya buzla uzun süre soğutulmalı. Kızgın yağ yanıkları birdenbire buzla değil önce su Sonra buzla soğutulmalı,

• Kimyasal maddelerle yanık olmuşsa bal su ile yıkanmalı

• Kesinlikle diş macunu, yoğurt, salça, yumurta akı, tentürdiyot sürülmemeli, <if><endif>

• 2 ci derece yanıkta su dolu kesecikler oluşmuşsa patlatılmamalı,

• Yanan yerin üzerine temiz ıslak bez kapatılır, bu bezin üzeri de naylonla kapatılarak hava ile teması kesilir,

• Bilinci yerinde ise bol su verilir, (Yeterince su verilmezse, 2-3. derece yanıklarda dolaşım zayıflar. Böbrek yetmezliği görülebilir. Su ile oluşabilecek şok önlenmiş olacaktır.)

• Varsa ağrı kesici verilebilir,

• Gözdeki yanıklarda soğuk su ile

5-10 dakika yıkanır sonra temiz bir bezle kapatılır,

• Kısa süre içinde sevk edilir.

5. DOKU VE ORGAN BAĞIŞI

Bir hastanın ağır bir hastalık sonucu fonksiyonlarını kaybeden organlarının yerine bir başkasından sağlam doku ve organlarının nakle dilmesi için verilmesine DOKU VE ORGAN BAGIŞI, bu amaçla yapılan işlemlere DOKU VE ORGAN NAKLİ denir.

A. BAĞIŞLANABİLECEK DOKU VE ORGANLAR

Kan,böbrek, kalp, karaciğer, pankreas, kemik iliği, akciğer, gözün kornea tabakası.

ülkemizde en çok bağışlanan kan dır. Kan bağışından sonra böbrek bağışı gelmektedir.

B. KİMLER BAĞIŞLAYABILİR?

• 18 yaşından büyük 65 yaşından küçük olanlar. Çocuklarda aile izin verirse 2 yaşından sonra organ ve dokusu alınabilir.

• Organ bağışına engel olan hastalıkları olmayanlar bağışlayabilir.

C. ORGAN BAĞIŞINA ENGEL DURUMLAR

Böbrek hastalıkları, şeker hastalığı, kanser, AİDS, sarılık, ağır iltihabı durumu olanlar bağışlayamazlar.

D. ORGAN BAĞIŞININ HUKUKİ VE DİNİ DURUMU

HUKUKİ DURUM

Doku ve organ nakli 29.05.1979 tarih ve 2238 yasa ile düzenlenmiştir. Yasa bir bedel karşılığı doku ve organ alınmasını, satılmasını ve reklamını yasaklamıştır. Bundan çıkar sağlayanlara ağır para ve 2-4yıl hapis cezası verilir. -

DİNİ DURUM

Diyanet işleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 06.03.1980 tarihinde aldığı karardaki koşullara uyulursa dinimize göre bir sakınca sı olmadığı belirtilmiştir. Buna göre;

- Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayati bir organını veya hayatını kurtarmak için bundan başka çaresinin kalmadığı hekimce belir

- Hastalığın bu yolla tedavi edilebileceğine hekimin kesin kanısının ve onayının bulunması

- Doku ve organın alınması sırasında kişinin ölmüş olması (böbrek kan hariç)

- Toplumun huzur ve düzeninin bozulmaması için organ ve dokusu alınacak kişinin yaşarken bir açıklaması yok ise yakınlarının izninin alınması.

Görüldüğü gibi organ ve doku bağışının hukuken ve dine bir sakıncası yoktur. Oysa ülkemizde ne yazık ki yeterince bağış yapılmıyor. Bilinmeli ki binlerce hasta böbrek bekliyor yaşamak için, göz bekliyor karanlıktan çıkmak için. Bugün o hastalara gereken organlar belki yarın bize ve yakınlarımıza gerekebilir. Toplumsal bilinçle dayanışmanın bir örneğini daha göstermek zorundayız. Yaşarken birçok yaşam kurtarabiliriz, ama önemli olan öldükten sonrada bir hayat kurtarabilmektir.





ÜNİTE-3 KAZA YERİ İLK YARDIM ÖNEMLERİ VE İLK YARDIM ÇANTASI

A. KAZA YERİ İLK YARDIM ÖNLEMLERİ

1. KAZA YERİ TRAFİK ÖNLEMLERİ: İlkyardım uygulamalarına başlamadan önce, ilkyardımcı öncelikle hem kendi hem de yaralının güvenliğini sağlamak zorundadır. Bu nedenle şu önlemleri almalıdır:

- İşaret vererek araç sağda durdurulur.

- Dörtlü sinyaller yakılır.

- Kaza yerinin en az 150 metreden görülebilecek şekilde reflektör veya sinyalli- ışıklı cihaz yerleştirilir.

- Taş, ağaç dalı, lastik koyulmaz

- Böylece zincirleme kaza önlenrniş olur.

2. KAZA YERiNİN ZARARSIZLAŞTIRILMASI:

- Mümkünse kaza yapan aracın kontağı kapatılarak motoru devreden çıkarılır.

- Aracın yanma olasılığına karşı dikkatli olmalı

- Aracın devrilme olasılığı unutulmamalıdır.

3. UYGUN İLKYARDIM ORTAMININ HAZIRLANMASI:

- İlkyardımın yapılacağı ortam hazırlanırken şunlara dikkat edilmelidir:

- Taşımaya uygun bir yer olması

- Aydınlatma uygun olması

- İlkyardım malzemelerinin kolay ulaştırılabileceği bir yer olması

- Araç ve ambulansın girebileceği yer olması

- İklim koşullarının uygun olduğu ortam olması gerekiyor ki ilkyardımcı ilkyardımı rahat, uygun bir ortamda süratle uygulayabilsin.

B. YARALININ ARAÇTAN ÇIKARILMASI

Yaralının araçtan çıkarılması son derece önemlidir. Yapılacak bir yanlışlık onun ölümüne, durumunun daha kötüye gitmesine veya sakat kalmasına neden olabilir. Eğer yaralı araçta sıkışmamış ise emniyet kemeri çözüldükten sonra mümkünse 3 kişiyle çıkarılmalıdır.

Ancak bir kişiden başka kimse yoksa.ve araç yanıyorsa acele olarak, tek kişi ile çıkarılır.

Kapılar açılmıyorsa bazı aletlerle (levye gibi ) açılması için uğraş verilir, ilk yardımcının ve yaralının güvenliği için araba sabitlenmeden kesinlikle yaralı çıkarılmalıdır.

Yaralı araçtan çıkarılıp ne tür bir ilkyardıma gereksinimi olduğuna karar verilir verilmez hemen uygun bir pozisyon verilmelidir. Aksi hal de ilkyardımın etkinliği kalmaz. Hangi yaralıya hangi pozisyonların verileceği ilerideki konularımızda yeri geldiğinde.

ilkyardımın temel kurallarından birisi de yaralının yaşamsal bulgular şunlardır

Soluğu : Solunumun olup olmadığı

Kalp atımı: Nabzın hissedilip hissedilmediği

Bilinci: Kaybedip kaybetmediği

Kanaması: Olup olmadığı çeşidi

Yarası: Ne tür olduğu

Rengi: Şoka girip girmediği

Isısı: Düşüp düşmediği

Gözbebekleri: Kalbin durup durmadığı veya beyin kanamsı olup olmadığı.

Bu bulgular ne tür bir ilkyardımın gerektiğin ilkyardımcıya anlatabilir. Bulgular çok iyi gözlenerek değerlendirilmelidir.

C. ARAÇ ILKYARDIM ÇANTA

Karayolları Trafik Konuna ve buna bağlı yönetmeliğe göre tüm motorlu taşıtlarda (motosiklet, motorbisiklet, iş makinesi hariç) ilk yardım çantası bulundurmak zorunludur. Traktörler de romörk takılabildiği için zorunlular listesine alınmıştır.

1. ARAÇ ILKYARDIM ÇANTASININ YERİ VE ÖNEMİ:

Bu konuda farklı öneriler bulunmaktadır. Bazı görüşlere g arka sağ tarafta cam ile koltuk arasında bazı görüşlere göre ise sürücü koltuğunun altında bulunmalıdır. Ancak son yıllardaki yaygın görüşe göre ise ilkyardım çantasının yeri sürücünün ulaşabileceği en yakın yer olarak belirlenmiştir. Bu uygun yerin bagaj olmadığı kesindir. ilkyardım çantası yaşam kurtarmada kullanılacak malzemeleri içerdiğinden bulundurulması son derece önemlidir, ilk yardımcının en büyük yardımcısıdır.

2 İİKYARDIM ÇANTASININ MALZEMELERİ VE MİKTARLARI:

ilkyardım çantasının malzeme miktarı hiçbir zaman aracın büyüklüğüne göre belirlemez: Taşınan yolcu sayısı bu miktarı belirler. Ne tür malzemelerin olması gerektiği konusunda da farklı listeler olmakla beraber TSE 40 19 ,a göre uygun liste şu şekilde belirlenmiştir (Her 10 kişi için):

1 adet üçgen sargı bezi : Kırık ,çıkık , burkulmalarda kolu askıya almak için ,ayrıca el, ayak ve boş sargısı alarak kullanılır.

3 adet sargı bezi: Yararları sarmak için

3 adet gazlı bez: Yaraları kapatmak için

1 adet flaster : Gazlı bezi, sargı bezini sabitlemek için

1 adet küçük makas Çamaşırları keserek çıkarmak için

10 adet-çengelli iğne Kırık çıkıkta, sargıların bitim yerinde, turnike

kağıdını giysiye tutturmada kullanılır.

1 adet elastik bandaj: Çıkık, burkulma ve kanamada

10 adet yara bandı : Küçük yaralarda

1 adet hava yolu borusu: Solunum zorluğunda özellikle komada kaslar gevşeyip geriye doğru toplanarak soluk borusunu tıkar. Bunu

engellemek için kullanılır.

1 adet solunum maskesi : Suni solunum için

1 adet açık renk plastik örtü: (200x150cm.) yaralıyı ısıtmak ve göğüste bir delik varsa kapatmak için kullanılır.

Not defteri , kurşun kalem, 1 adet turnike

İlkyardım rehberi.

Ayrıca liste dışında kalan pamuk, amonyak, eldiven, sıvı yağ, aspirin bulundurulursa iyi olur.

Görüldüğü gibi artık ilkyardım çantasında tentürdiyot, oksijenli su ve alkol bulunmamaktadır; bu malzemeler listeden çıkarılmıştır. Emniyet

Genel Müdürlüğünün tentürdiotu listeden çıkarmasının nedeni açık yaranın üzerine sürüldüğü zaman mikroplarla birlikte canlı hücrelerin de

ölmesi ve bu sebeple yaranın erken iyileşmesini engellemesidir oksijenli su da bazı ilkyardımcılar tarafından yanlış kullanılarak iç organların

görüldüğü yaralara döküldüğünden bu organlara zarar vermiştir. Bu nedenle listeden çıkarılmıştır.



ÜNİTE-4 SOLUNUM SAĞLANMASI

a) Solunumun durma nedenleri

Soluk yolunun yabancı cisimlerle tıkanması

kaburga kemiğinin kırılması sonucu (- kaburga dışarı çıkmış ise havanın pozitif akciğer etrafındaki negatif basınç nedeniyle akciğerin işlevini yapamayışı veya kaburganın akciğeri parçalaması nedeniyle)

Boyun omurlarının kırılması

Çok fazla kan kaybı

Göğüs kafesinin sıkışması

Zehirli gazların solunması

Suda boğulma

Beyindeki solunum merkezinin elektrik şoku ve ilaçlar. nedeniyle bozulması

Yüksek doz uyuşturucu kullanımı gibi.

b) Belirtileri

Baş dönmesi, nefes darlığı

Süratli ve düzensiz nabız atışı

Bilinç kaybı

Boyun damarlarında şişme

Yüzde kızarma, dudaklarda -morarma

c) Soluğun durmasını tanıma

Yaralının karın ve göğüs hareketi incelenir.

Pamuk titreşimi ile kontrol edilir.

Beyaz gözlük veya ayna ağız.ve burna yaklaştırılarak buharlaşma olup olmadığına bakılır: :BAK

ilk yardımcı kulağını, kazazedenin ağzına ve burnuna , yaklaştırarak soluk sesini dinler: DINLE

Elin üzeri veya işaret parmağı. ısıtılarak yaralının ağız ve burnuna yaklaştırılır; ısınmış havanın gelip gelmediğine bakılır :HİSSET

B.SOLUNUM SAĞLAMA UYGULAMALARİ <if><endif>

1. Solunumu kolaylaştırıcı pozisyonlar

a. Çene göğüsten uzaklaştırılarak baş geri ye çekilir.

b. Yan yatış pozisyonuna getirilir.

c. Solunum zorluğu göğüs yaralanmasına bağlı ise bu durumda oturtulur veya yarı





<if>2. Boğulmalarda ilkyardım<endif>

Boğazdan Yabancı Cismin Çıkarılması

Heimlich Yöntemi: Soluk yoluna yabancı cisim kaçan kişinin arkasına geçilir. Sol el yumruk yapılarak göbekten biraz yukarı yerleştirilir, sağ el ile sol bilek tutulur. Daha sonra aniden sertçe arkaya 4-5 kez basınçla birlikte solunum zorluğu çeken kişi ilkyardımcıya doğru çekilir. Bu sırada kişinin ağzının açık olmasına dikkat edilmelidir. <if><endif>

Çocuk ise yüzü yere doğru gelecek şekilde dizinveya kolun üzerine yatırarak 2 kürek kemiğinin ortasına 4 kez vurulur. <if><endif>





Elin ayası göbek çukurunun 3 parmak üstüne

konur ve 5-6 kez ani basınç yapılır.

Solunum yolu tıkanan kişi yan yatırılarak yine iki kürek kemiğinin ortasına 4 kez vurulur Çocuk ise ayak bileklerinden sarkıtılarak yine sırtına vurulur.

SUDA BOĞULMA

Sudan kurtarmanın temel kuralı: “At (simit gibi) çek (ağaç dalı gibi), kürek çek işe yaramazsa yüzerek git”

Eğer ilkyardım eğitiminden geçmişseniz su içinde ağızdan ağıza suni solunuma başlayabilirsiniz.

öncelikle iyi yüzme biliyorsanız boğulan kişiyi kurtarmak için suya girmelisiniz.

Arkadan ve yandan yaklaşarak koltuk altından tutarak sırtını omzunuzun üzerine getirin böylece baş yukarıda kalacaktır Sırtüstü veya yan yüzerek kişiyi karaya çıkarınız. <if><endif>

Hemen sırtüstü yatırarak başını yan çevirip bu arada bir diğer kişi bacaklarından yukarı kaldırarak suyun boşalması sağlanır. Veya boğulanın karnından iki elle tutularak bel yukarı doğru kaldırılır. Vücut ters V şeklinde olmalıdır. Bu pozisyonda su yine boşalacaktır.



Çocuk ise, ayak bilekleri tutularak yukarıya kaldırılır, bu pozisyonda suyun boşaldığı görülecektir.

<if>Su bir miktar boşaldıktan sonra ağzında takma diş veya başka yabancı cisim varsa çıkarılır. -<endif>

Ağızdan ağza suni solunum yapılır ve her defasında baş yana çevrilerek varsa suyun çıkması sağlanır. Ancak bu işlem 5-6 kez yapılmalıdır. Sonra baş çevrilmeden suni solunuma devam edilmelidir.

Islak elbiseleri kuru ile değiştirilerek battaniye örtülür.

Bilinci yerine gelmişse sıcak içecekler verilir.

C-SUNİ SOLUNUM UYGULAMALARI

1. ÖNEMİ

İlkyardımda öncelikle hedef solunumu sağlamaktır.eğer bu sağlanamaz ise 3.dakikadan başlayarak beyin hücreleri oksijensiz kalacağından ölmeye başlar, dışardan hava takviye edilmezse 4.6 dk.sonra ölüm meydana gelebilir.bu süreyi ilkyardımcı çok iyi kullanmak zorundadır.3-4 dakikalık sürede yapılacak son derece kolay uygulamalar ile yaşamın kurtarılabileceği asla unutulmalıdır.

2.ÇEŞİTLERİ:

dünya genelinde uygulanan pek çok suni solunum yöntemi bulunmaktır. Burada yangın ve etkin suni solunum yöntemlerinin bazılarından söz edilecektir.suni solunum yöntemi yaralının durumuna göre belirlenmelidir

A. Ağızdan ağıza suni solunum yöntemi:

En etkili solunum yöntemidir.yaralı sırt üstü yatırılarak ilkyardımcı yaralının yan tarafına geçer ağız boşluğu kontrol edilerek varsa takma dişler veya diğer yabancı cisimler çıkarılır.ilkyardımcı ellerinden birini (yaralının ayak tarafındaki )yaralının ensesinde altına sokar, diğer eli ile alından bastırarak başı geriye doğru getirir. Alından bastıran elin baş ve işaret parmakları yaralının burnunu kapatır. İlkyardımcı derin bir nefes alarak yaralının ağzından üfler ve göğsün kabarmasını kontrol eder. İlkyardımcı isterse yaralının ağzına gazlı bez veya mendil koyabilir. Bu aşamada ağızdan hava kaçakları olmamalıdır.ağız yaralıdan çekildiğinde göğüs aşağı doğru iner. Bu işlem yetişkin bir kişide dakikada 15-20 kez olmak üzere kendiliğinden soluncaya kadar tekrarlanmalıdır ancak ilk 5 soluk verildiğinde göğüs kabarıyorsa ağız boşluğu tekrar kontrol edilmeli veya suni solunum yöntemi değiştirilmelidir. Solunum yoluyla zehirlenmelerde özellikle tercih edilmesi gereken bir yöntemdir. Bu yöntem ağızdan kan gelmiyorsa, çene kemiği kırık değilse uygulanabilir <if><endif>

B. Ağızdan buruna:

Ağız boşluğunda kanama varsa ve dil geriye doğru toplanıyorsa tercih edilmesi gereken bir yöntemdir.

Yaralı ağızdan ağıza yönteminde olduğu gibi yaratılır.

İlkyardımcının eli bu kez ensenin altında değil yaralının çenesin altındadır. Çeneyi yukarı yiterek baş parmak ağzı kapatır.

Burun deliklerinin yukarı gelmesi sağlanarak ilk yardımcı burundan soluğunu üfler.

Diğer aşamaları ağızdan olduğu gibidir

C. Maske ile: <if><endif>

İlkyardım çantasında bulunması zorunlu malzemelerden biriside solunum makinesidir. Bilindiği gibi ülkemizde suni solunum bazı gerçeklerle yapılmamaktadır. Bunların başında:

• Toplumsal baskı (görüntü açısından)

• Direk temasla hastalık bulaşacağı endişesi gelmektedir.

İşte bu sıkıntıları gidermek için maske kullanarak hem ağızdan hem burundan soluk verile bilir. Özellikle bebeklerde suni solunum hem ağızdan hem burundan aynı anda az fakat sık hava üfleyerek yapılacağından maske uygun malzemedir. Az havanın ölçütü ilkyardımcının yanaklarını şişirecek kadar hava ile doldurarak bebeğe üflenmesidir.

D. Holger- Nielsen (Sırttan bastırma)

Ağızdan, burundan kan geliyorsa, yüzde büyük yaralanma varsa ise ağızdan burundan suni solunum yapılamayacağından holger- nielsen yöntemi uygulanmalıdır.bu yöntem göğüs ve omurga yaralanmalarında uygulanmaz. Şöyle yapılır: <if><endif>

- Yarlı,yüzüstü yatırılarak başı yana çevrilir.

- Kollar dirsekten bükülerek başın altına konur.

- İlkyardımcı yaralının baş ucunda bir diz kalkık diğer diz yerde olacak şekilde durur .

- İlkyardımcın iki el parmağını omurgayı bulacak şekilde, diğer parmaklarını kürek kemiğinin üzerine yerleştirir ve

basınç uygular Böylece kirli hava dışarı atılır.

- Sonra ellerini kaydırarak dirseklerinden esnetir ve hava girmesini sağlamış olur.

- Çocuklarda kollar yanda olmalıdır.

E. Silvester Yöntemi: Göğüsten Bastırma.

Yine ağız ve burunda kanama varsa tercih edilmesi gereken yöntemlerden birisidir. Şöyle uygulanır:

- Yaralı sırtüstü yatırılır, <if><endif>

- Omzunun altı desteklenerek baş yana çevrilirken biraz geriye doğru çekilir.

- İlkyardımcı yaralının baş ucunda iki diz de yere gelecek şekilde diz çöker

- Yaralının dirseklerinden tarak kolları yukarı ve kendine doğru çeker

- Sonra dirsekleri yere doğru bastırarak akciğerin genişlemesini sağlar

- Son hareket ise yaralının kolları kendi göğsüne baskı yaptırmaktır.

D. SUNİ SOLUNUM UYGULANAN YARALININ İZLENMESİ

Suni solunum yöntemlerine yaralı kendiliğinden soluyuncaya kadar (kalbi çalışıyor ise) devam edilir Solumaya başlamış ise , solunumu rahatlatıcı pozisyonlardan biri olan yan yatış pozisyonu verilerek sevk edilmelidir
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
öğretmen
FORUM UZMANI
<marquee>FORUM UZMANI</marquee>


Kayıt: 30 Ağu 2006
Mesajlar: 531
Konum: sivas

MesajTarih: Prş Hzr 19, 2008 8:53 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

4. ŞOK- BAYILMA VE KOMADA İLKYARDIM

A. ŞOK:

Tanımı : Pek çok tanımı vardır. Genel bir çerçeve ile şöyle tanımlana bilir: Çeşitli nedenlerle özellikle dolaşım sisteminin yetersizliği sonucu vücudun her yerine yeterli kan akışının sağlanamaması nedeniyle sis temlerdeki çalışmanın azalmasıdır. Bu durumda kan, doku ve organlara gitmesi gereken yeterli oksijen ile besin maddeleri sağlanamaz. Bu olaydan pek çok organ etkilenir; ancak öncelikle beyin etkilenecektir.



Nedenleri: Belirtileri:

- İç ve dış kanamalar - Huzursuzluk - endişe

- Çok şiddetli ağrı - Nabzın süratli ve zayıf olması

- Beklenmedik bir olayla - Yüzeysel solunum

karşılaşma - Soğuk nemli cilt, titreme

- Geniş yanıklar - Deride solukluk

- Zehirlenmeler - Vücut ısısının hızla düşmesi

- Aşırı su ve tuz kaybı - Giderek biliç kaybı

- Alerjiler - Bulantı, kusma

- Kalp krizleri - Göz bebekleri büyük, anlamsız

- Ciddi enfeksiyonlar bakış

- Yüksek ateş - Kan basıncında düşme

İlkyardım:

- Öncelikle şokun nedeni ortadan kaldırılmaya çalışılır.

- Mutlaka şok pozisyonu verilir (iç kanamalar hariç). Sırtüstü baş aşağıda; bataklar yukarıda, üstü örtülü başı yana döndürülen pozisyondur <if><endif>

- Soluk yolu açık tutulur.

- Bilincinin açık kalması için çaba gösterilir.

- Bilinci açık ve iç kanama yoksa ılık içecekler verilir.

- Kesinlikle alkol verilmez üzeri örtülür.

- Kanoma varsa öncelikle durdurulmalıdır

B. BAYILMA:

Tanımı: Beyine gelen oksijenin azalması nedeniyle kısa süreli geçici tam veya kısmen bilinç kaybıdır.

nedenleri:

- Kan kaybı, kan görme

- Kan basıncının düşmesi

- Havasızlık

- Beklenmedik bir olayla karşılaşma

- Çok şiddetli ağrı

- Stres

- Açlık, kan şekerinin düşmesi

- Kansızlık

- Çok sıcak, yüksek ateş

Belirtileri:

- Baş dönmesi, göz kararması

- Soğuk terleme

- Nabızda artma, zayıflama

- Yüzün solması -

- Solunumun sık ve yüzeysel olması

- Kasların hareket edememe - Kusma, bulantı

- Bilinç kaybının hemen oluşması

- Kendinden geçme

İlkyardım:

- Temiz hava alması sağlanır

- Sıkan giysileri gevşetilir

- Şok pozisyonu verilir.

- Sıcak tutulur

- Duyu organları uyarılır. (Amonyak, soğan koklatılabilir.

- Solunumu kontrol edilir.

- Takma dişi varsa çıkarılır.

- Yüzü soğuk su ile yıkanır.

- Tokat atılmaz, yakın mesafeden uzun süre alkol koklatılmaz

- Ayıldığında yeterli süre dinlendirilir.

- Tüm bu yapılanlara karşın ayılamıyorsa komaya geçiş düşünülerek hemen bir sağlık kurumuna gönderilmelidir.

C. KOMA

Tanımı : Hareket sisteminin duyu organlarının işlevsiz kalması sonucu çevreye tepkinin verilmediği derin bir bilinç kaybı ve uyandırılamayacak biçimde uyku halidir.

Nedenleri:

Baş travmaları: beyin kanaması

Kanamalara bağlı şok, elektrik şoku

Psikojenik şok

Alkol, zehirlenmeler

Alerjiler

Suda boğulma

Bazı hastalıklar (şeker hastalığı, sara gibi)

Sıcak çarpması, donma

Belirtileri

Bilinçsizlik, uyku

Hareketsizlik, halsizlik

Uyarılara reaksiyonsuzluk refleks kayıpları

Hırıltılı solunum (Dilin gevşeyerek geriye doğru toplanması)

Komadaki belirtirler, koma öncesi (prekoma ) dönemden başlayarak tam koma aşamasına gelinceye kadar ağırlaşırlar

İlkyardım:

• Soluk yolu açık tutulur, hava yolu borusu konur ,yan çevrilir

• Solunum durmuşsa suni solunum yapılır

• Komaya neden olan etken ortadan kaldırılır

• Vücut ısısı korunur

• Sıvı verilmez

• Uygun pozisyonda sevk edilir.

5. KALP DURMASI

Kalp, dolaşım sistemi bölümünde anlatıldığı gibi dolaşım sisteminin merkezidir. Bir dakika içinde yetişkin bir kişide 60-80 defa kasılıp gevşeyerek kanı damarlar yoluyla tüm vücut organlarına iletir ve hücreler, dokular için yaşamsal önemdeki maddeleri taşır. Ayrıca hücrelerden ar tık maddelerin alınarak boşaltım sistemine gönderilmesinde rol oynar.

Belirtileri: <if><endif>

• Atardamarlardan nabız hissedilmez. (En kolay nabız boyun atardamarından alınır.)

• Göz bebekleri büyür, sabitlenir

• Bilinç kaybolur

• Solunum durur

• Refleksler kaybolur

• Vücut soğur

• Kulakla kalp sesi duyulmaz

• Deri kül rengi olur sonra, morarır.

Kalp masaj tekniği: Kalp masajına, kalbin durmasından sonra 5 dakika içinde başlanmalıdır. Yoksa yapılacak masajı hiçbir faydası olmaz. Çalışan kalbe asla masaj yapılamayacağı unutulmamalıdır. Bu nedenle kalbin durduğundan emin olmadan <if><endif>

masaj yapılmaz.

YETIŞKINLERDE

Kazazede sert bir zemine sırtüstü yatırılır.

İlkyardımcı kazazedenin yan tarafında diz çöker

Kalp masajının yapılacağı yer belirlenir

Kalp masajı önde kaburgaların birleştiği

göğüs kemiğinin 1/3 alt kısmına uygulanır.

İlkyardımcı bu belirlenen yerden elini yumruk yaparak önce şoklar:

Şok ile çalışmamışsa:

Bir elinin ayasını 1/3 kısmına ,diğer elini de öbür elinin üzerine koyar. Parmaklar vücuda değmemeli, basınç ellerin ayası ile yapılmalı dır. Ayrıca üste konan elin parmakları diğer elin parmakları arasına sokularak da pozisyon alınabilir. Kollar gergin olmalıdır.

Ellerin ayaları ile 5-7 an. esnetecek kadar basınç yapılır, sonra basınç kaldırılır. Bu işle 1 dakika 60-80 kez tekrarlanır.

1 dakika aralıklarla en fazla 10 saniye süren kontroller yapılır. Kalp çalışmış ise hemen masaja son verilir.

ÇOCUKLARDA,

Daha az basınçla ya tek el ayası veya parmak uçlan ile dakikada 80-100 kez yapılır.

Bebeklerde baş parmakla aynı noktaya 100-120 kez daha az basınçla uygulanır. -

KALP MASAJININ VE SUNİ SOLUNUMUN BİRLİKTE UYGULANMASI <if><endif>

Hem kalp hem de soluk durmuş ise, ilkyardımcının sayısına göre şu şekilde uygulanır:

a) İlkyardımcı tek ise,

- Önce 2 suni solunum

- Sonra 15 kalp masajı

b) İlkyardımcı sayısı 2 ise,

- 1 suni solunum

- 5 kalp masajı

Burada unutulmaması gereken, suni solunum yapılırken ikinci ilkyardımcı göğse elleriyle basınç yapmamalı, sadece kalp masajı yapacağı yere ellerini koyup beklemelidir. Göğüs suni solunum ile yükselip sonra inmeye başladığı anda kalp masajına başlanır



ÜNİTE- 5 KANAMANIN DURDURULMASI VE KAN DOLAŞIMININ

SAGLANMASI

1. KANAMALARIN İLKYARDIM AÇISINDAN ÖNEMİ VE ÇEŞİTLERİ

Kanın, yaralanma ve bazı hastalıklar nedeniyle damarların yırtılması sonucu damar dışına akmasına “kanama” denir.

ilkyardımda kanamaların çabuklukla durdurulması yaşatma mücadelesinin temel hedeflerindendir.

Vücut ağırlığının 1/1 3’ü kandır. Örneğin 65 kg. ağırlığında olan bir kişide 5 litre civarında kan vardır Bu kanın %20’sı kanamalara kaybedilirse yaşamsal tehlike oluşur Kandaki kayıp oranı altıkça bu risk artacaktır. Zamanında gerekli müdahale yapılmaz ise yaşam kısa sürede sonlanabilecektir. Bu nedenle kanamalaşın durdurulması son derece önemlidir.

ÇEŞTTLERİ:

A. Kanayan damar cinsine göre:

Atardamar kanaması: Kalp sıkıştıkça, kan ileri doğru fışkırır, açık kırmızıdır. En tehlikeli damar kanamasıdır.

Toplardamar kanaması: Fışkırmadan sürekli olarak koyu renk akar. Kirli kan taşıyan damar kanamasıdır.

Kılcal damar kanaması : Kan kırmızı ve sızıntı şeklinde yayılarak damla damla akar. önceliği olmayan kanamalardır.

B. Kanın aktığı yere göre.:

• Dış kanama: Kan damardan viicut dışına çıkmıştır. Kanayan yer gözle görülebilir.

• İç kanama : Kanın damardan çıkarak organların veya iç boşlukların içine akmasıdır.

iç kanamanın belirtileri şöyle sıralanabilir

1. Nabız zayıf ve hızlı

2. Deri soluk ve nemli

3. Gözler donuk, göz bebeği genişlemiş olabilir, refleks zayıflar

4. Baş dönmesi, baygınlık

5. Susuzluk hissi

6. Bulantı kusma

7. Yüzeysel ve sık solunum

8. Bazen kanayan bölgede sertlik (karında olduğu gibi)

9. Bir süre sonra dışa açılan organlardan kan gelmesi Beyin kanamalarında kulak ve burundan ; akciğer kanamalarında ağızdan gelir.

2. GEÇİCİ KANAMA DURDURMA YÖNTEMLERİ <if><endif>

A. Kanayan yere.parmak bastırmak

Kanayan damar parmakla kemik arasında sıkıştırılarak kanama durdurulabilir. ilkyardım çantasındaki mikropsuz gazlı bez yaranın üstüne konur ve üzerinden parmakla bastırılır. Gazlı bez yoksa temiz elle de aynı işlem yapılır. Bu yöntemle konama her zaman geçici olarak durdurulabilir. Ancak çöken bir kırıkla birlikte kanama var ise bu yöntem uygulanmaz.

B. Basınç noktalarında basmak:

Vücutta bazı atardamarların üzerine basınç yapılarak alt tarafa kan geçmesi engellenir. Atardamar parmakla kemik arasına sıkıştırılır. Bu yöntem bazen kanamayı tamamen durdururken bazen de o yaraya birden fazla atar damarla kan geldiğinden tümüyle durdurulamaz ama büyük ölçüde azaltabilir. Basınç çıplak deri üzerine yapılırsa daha etkili olacaktır. <if><endif>

Basınç. noktaları:

- Kafa derisi ve şakak. bölgesi kanamalarında, 4 kulak önüne iki parmakla bastırılır.

- Yüz kanamalarında, kanamanın olduğu ta rafta alt çene kemiğinin alt kenar ortalarına bastırılır.

- Kanama baş ve yüzün bir tarafında ise, yaralının arkasına geçilerek dört parmakla alt çenenin b€men altında boyun başlangıcına bastırılır

- Omuz ve boyundaki kanamalarda köprücük kemiğinin iç kısmına baş parmak içerde diğer parmaklar dışarıda tutulacak şekilde bastırılır. <if><endif>

- Koldaki kanamalarda kolun iç kısmında koltuk altına yakın nabız alınan noktaya parmakla bastırılır

- Bacaktaki kanamalarda , kasık kıvrımının 1/3 iç kısmına iki elin başparmağı veya yumruk

yapılarak bastırılır.

C. Kanayan yeri kalp düzeyinden üstte tutmak:

Kanayan yer kalp düzeyinden üstte tutulur ise organdaki kan basıncı azalacağından kanama <if><endif>

da azalır. Çevrede bulunan valizler, kaya parçaları, stepne bu iş için kullanılabilir. Kanayan organın altına bu malzemeler koyularak kanayan yerin üzeri temiz bir bezle kapatılır.

3. İLKYARDIM MALZEMELERİ İLE KANAMA DURDURMA YÖNTEMLERİ

Yukarıda açıklanan 3 kanama durdurma yönteminde de hiçbir malzeme kullanılmamış iken bu bölümdeki yöntemlerde bazı malzemelerin yardımı ile kanama durdurulacaktır.

A. Basınçlı sargı uygulama:

Kanayan yerin üzerine temiz bir, bez veya gaz bezi konur. Sonra sargı bezi veya kravat, eşarp ile birkaç tur sarıldıktan sonra daha önce hazırlanmış olan tampon (pamuk, gazlı bezden. veya sert malzemelerden olabilir.) sargının üzerine yerleştirilir. Sonra 3-4 tur daha sarılır ve organ kalp düzeyinden üstte tutulur. Burada önemli olan yalnız kanayan yerdeki damarın üzerine basınç yapmaktır. Sargı çok sıkılarak aşağıya kan geçmesi engellenmemelidir.

B. Turnike uygulama:

Kol ve bacaktaki büyük kanamaların durdurulmasında en etkili yöntemdir özellikle organ ve doku kayıplarını olduğu kanamalarda kesinlikle turnike yöntemi uygulanmalıdır.

Turnike yöntemi tek kemikler üzerini uygulanan ve damarın deri ile kemik arasına sıkıştırılmasını amaçlayan bir yöntemdir. Sıkma bağı olarak da adlandırılan bu yöntem vücutta 4 tek kemik üzerine uygulanır (2 kol- pazu ,2 bacak –uyluk)

Sıkma bağı olarak ilkyardım çantasındaki turnike (lastik borucuk) kullanılabileceği gibi 5-6 cm.lik elastik bandaj, kravat, büyük bez mendil, eşarp, kaşkol, fular çorap, kemer, ince lastik, gömlek kolu da kullanılabilir. Sicim, tel kablo, metal malzeme bu amaçla kullanılamaz.

Uygulanışı:

- Turnike malzemesi uygulanacak yere yani el ve koldaki kanamalar için omuz-ile dirsek arasına , bacak ve ayaktaki kanamalar km diz ile kalça arasına yerleştirilerek 2 kez sarılır ve 2 düğümle bağlanır.

- İkinci düğümün ortasına turnike çubuğu olarak bir ağaç dalı veya bir kalem yerleştirilerek kanama duruncaya kadar bu çubuk döndürülür. <if><endif>

- Kanama durduğu zaman çubuk bir başka düğümle sabitleştirilir.

- Turnike 20 dk. sıkılı kaldıktan sonra kangreni önlemek, alttaki organ ve dokuları

beslemek için 5-10 saniye gevşetilmelidir.

- Sıklıldıği süre, yaralının üzerine bir kağıda yazılarak çengelli iğne ile tutturulrnalıdır.

- Turnikenin en ideal uygulama süresi 1 saattir. Ancak yaralı sevk edilememiş ve organ kaybı varsa 2 saat de uygulanabilir.

- Ancak bu durumda sıkılı kalma süresi 10 dakikaya indirilmelidir .

C. Kırık kemiklerin tellenmesi yöntemi:

Kırık kemik atellerle sabitlenir ise kanoma duracaktır. Kırıkların tellenme şekilleri Kırıklar ünitesinde anlatılacaktır

BURUN KANAMASI

. Çok sık karşılaşılan bir durumdur. Değişik nedenlerle meydana gelebilir. Burun kanıyorsa ilkyardımcı hemen şunları yapmalıdır. Travmaya bağlı değilse, kendiliğinden oluşmuşsa;

- önce kanamalı kişi oturtulur. Baş düze yakın hafifçe aşağı eğilir.

- Burun delikleri 2 parmakla sıkıştırılır. Veya üst dudak ile diş etleri arasına yuvarlak gazlı bez yerleştirilir.

- Varsa burun üzerine buz konur.

- Yüz soğuk su ile yıkanabilir.

Eğer durmuyorsa sargı bezi rulosu ile yapılan tampon yerleştirilir

- Hala durmamışsa KBB hekimine sevk edilir.



ÜNİTE. 6 KAZA SONUCU OLUŞAN YARALANMALAR VE İLK YARDIM

1. TRAFIK KAZALARI VE YARALANMALAR

a. Trafik kazalarında yaralanmanın önemi:

ülkemizde trafik kazalarının durumu, yaralı ve ölümlü kazaların çokluğundan 1 ve 2. ünitede söz etmiştik Ne yazık ki trafik kazalarında yüz binlerce kişi çeşitli yerlerinden yaralanıyor. Bu yaralanmalarda ilk yardım yapılmadığı için ya ölüyor yada yanlış yapıldığı için sakat kalıyor. Bu nedene yaralanmalarda ilk yardım son derece önemlidir.

b. Yaranın tanımı ve çeşitleri

Yara : Çeşitli nedenlerle vücut dokularının bütünlüğünün bozulması

yada bir kısmının kaybı ile mikroplar için giriş kapısı haline gelmesidir.

Çeşitleri:

- Ezik yaralar : Trafik kazalarında en sık görülen yara çeşididir. Sert (künt) batıcı, delici olmayan cisimler ile vücut arasındaki temas akını geniştir. Deri bütünlüğü tümüyle bozulmamıştır ancak çarpma nedeniyle deri altında kanamalara neden olduğu gibi boş organların yırtılmasına da neden olabilirler. En büyük tehlikesi tetanos ve gazlı kangrendir.

- Batıcı ve Delici Yaralar: Sivri uçlu kesici cisimlerle meydana gelir. Kanama ve felç yönünden önemlidir.

- Kesik yaralar: Kesici cisimlerle meydana gelen ağrılı ve kanamalı yaralardır . Yara kenarları düzgün ve uzun görünümlüdür.

- Diğer yaralar: Ateşli silah yaralanmaları, hayvan ısırıkları, yanıklar.

2. YARALANMALARDA GENEL ILK YARDIM KURALLARI

a. Yaranın dış etkenlerden korunması:

• Yaralı araçtan güvenli bir yere alınmalı

• Varsa öncelikle kanama durdurularak şok ve koma engellenmeli.

• Yara dış etkenlerden korunmalı (mikrop, kirli maddelerden)

• Yaşamsal fonksiyonlar kontrol edilmeli

• Yaralı yara üstte kalacak şekilde sevk edilmeli

b.Yaraların sarılması ve bölgenin tespiti

• Yaralıya yara kalp düzeyinde üste olacak şekilde pozisyon verilir.

• Çamaşırlar kesilerek çıkarılır. <if><endif>

• Yarada batan cisim varsa çıkarılmaz kenarları bezden hazırlanmış simit ile desteklenir üzeri kapatılır.

• İç organların göründüğü yaraların üzerine temiz bir bezle kapatılır.

• Çok kirli yüzeysel yaralar sabunlu su ile temizlenebilir.

• Yaranın içine asla tentürdiyot sürülmez (varsa yara kenarı tentürdiyot ile silinebilir.)

• Kesik yara kenarları birbirine yaklaştırılarak sarılır.

• Yara üzerine pamuk değil gazlı bez konur.

• Ağrı, morluklar ise şişliği gidermek için soğuk uygulama yapılır.

• Yaraya tütün, kül basılmaz merhem yara tozu sürülmez.

• Yaralı organın hareketsizliği sağlanarak gönderilir.



3. ÖNEMLİ BÖLGE YARALANMALARI

A. BAŞ YARALANMALARI

Trafik kazalarının %70 inde kafa travması meydana gelir sert bir cismin başa yada başın sert bir cisimlere çarpması sonucunda, başta yüzeysel yaralar , kırıklar, beyin sar0sıntıları ve/ya kanamaları meydana gelebilir. <if><endif>

a. Belirtileri

• Başta şişlik, yara , kanama

• Çöken kırık

• Baş ağrısı, baş dönmesi

• Göz çevresinde morluk

• Göz bebeklerinde büyüklük farkı ( biri küçük diğeri büyük )

• Kızarmış yüz

• Deriden hissedilen nabız

• Bulantı – Kusma

• Hırıltılı soğuk alma

• Tam veya yarı felç

• Geçici hafıza kaybı

• Bilinç kaybı, Koma

• Beyin kanaması var ise kulak ve burundan önce sarımsı bir sıvı (BOS)Sonra kan gelmesi

b. İlkyardım

• Uygun pozisyon verilir kan geliyorsa ; kan gelen kulak alta olacak şekilde yan yatırılır, kanama engellenemez

• Baş – Beyine batan cisim varsa asla çıkarılmaz

• Beyin görünüyorsa üzerine temiz bir bez kapatılır.

• Beyin kanaması yoksa baş yara üste gelecek şekilde yükseltilir.

• Kısa sürede sevk edilir. En aza 12 – 24 saat hastanede gözetim altında tutulur.

B. GÖĞÜS YARALANMALARI

Göğüste Açık ve kapalı yara meydana gelebilir. Göğüs bölgesinde yüzeysel yaralar olabileceği gibi kaburga kırıkları sonucu kaburganın göğsü delip dışarı çıkması veya akciğere batması , sıkışma nedeniyle akciğer dokusunda harabiyet görülebilir.

a. Belirtileri

• Yara

• Solunum güçlüğü morarma

• ağzından açık kırmızı, köpüklü öksürükle kan gelmesi

• Kaburga kırığı,batma hissi

• Ağrı

• Şok belirtileri

b. İlk yardım

• Göğüste delici yara var ise bu delikten hava girmesi temiz bez üzerine naylon koyarak veya ıslak bezle elin ayası ile <if><endif> engellenir

• Batan cisim çıkarılmaz

• Kapalı göğüz yarası ise soğuk uygulanır

• Kaburga kırığı sabitlenir (kırıklar ünitesinde anlatılacaktır.)

• Yarı oturur veya oturur pozisyonda sevk edilir.

C. KARIN YARALANMALARI

Trafik kazalarında vurma çarpma ve basınç altında kalmaya bağlı olarak açık ve kapalı karın yaralanmaları meydana gelir. iç organların dışarı çıkması veya organların patlaması ile sonuçlanabilir,

a. Belirtileri

Kapalı karın yaralanmasında

Karında kızarıklık morarma

- Karında setlik

- Şok

- Kusma bulantı

- Karında kramplar

- Susuzluk hissi

Açık karın yaralanmasında

Gözle görülen yara

- İç organların görünmesi veya dışarı çıkması

- Kusma bulantı

- Yaygın ağrı

b. İlk yardım

- Kapalı karın yaralanması ise soğuk uygulama yapılır

- Açık karın yaralanması ve organ dışarı çıkmamış ise yaranın durumuna göre pozisyon verilerek yaranın üzerine temiz bir bez veya şef af naylon kapatılır.

- Eğer organlar dışarı çıkmışsa; kanı, içine sokulmadan yaranın üst kısmına toplanarak temiz ıslak bir bezle kapatılır <if><endif>

- Yara enine ise; sırtiistü yatırılarak baş yükseltilirken dizler bükülür.

Yara boyuna ise; bacaklar birleştirerek ayak gergin tutulur. Her iki pozisyonda da amaç yara kenarlarının birbirine yaklaştırılarak daha fazla organın çıkmasını engellemek ve yarayı korumaktır.

- Kesinlikle ağızdan bir şey verilmez, dudakları ıslatılabilir.

-Kısa sürede sağlık kurumuna gönderilir.



ÜNİTE-7 KIRIK-ÇIKIK VE BURKULMALAR

A. KIRIKLAR VE İLK YARDIM

a. Tanımı: Kırık esnekliği aşan direkt veya endirekt travma nedeniyle kemik bütünlüğünün bozulmasıdır. Kırık kemiğin herhangi bir yerin de olabilir.

b. Belirtileri

- Ani şişme, morarma

- Ani şiddetli ağrı veya hareketle ağrı, hassasiyet

- Normal olmayan görünüş, şekil bozulduğu. <if><endif>

- Kemik uçları oynatıldığında sürtünme sesi

- Hareketlerde azalma, hareketsizlik

- Açık kırıkta kemik ucunun dışarı çıkması, yara-kanama

c. Çeşitleri

1. Kapalı (basit) kırık: Kemik uçları deriyi delmemiştir, yara yoktur. Kemik uçları birbirinden fazla ayrılmamıştır.

2. Açık kırık: Kırılan kemik uçlarından birisi veya ikisi dışarı çıkmıştır, yara ve kanama vardır. Sinirlerde hasar gördüğünden sakatlık riski vardır. <if><endif>

3. Çöken kırık ; Yassı kemiklerde görülen kırık tır. baş kemikleri gibi)

4. Komplike kırık Kırılan kemik komşu organa zarar verir. Kaburga kemiklerinin akciğere zarar verir.

5. Yaş ağaç kırığı: Kemik bütünlüğü tümüyle bozulmamıştır. Bozukluk bir bölümdedir. Sıklıkla çocuklarda görülür. <if><endif>

6. Parçalı kırık Kemik birçok yerinden kırılmıştır.

d. Genel ilk yardım kuralları

- Kırığın durumunu, nerede olduğunu anlamadan, yaralıyı gereksiz hareketlerden kaçınmalı

- Açık bir kırık ise önce kanama durdurulmalı, sonra üzeri temiz bir bezle kapatılmalı

- Kırık yerleştirmek için uğraşılmamalı, küçük kırık kemik parçalarını çıkarmamalı.

- Kırıldı bölge hareketsiz hale getirilmeli. Bu amaçla tahta parçaları, ağaç dalları, karton, gazete, kalem, çengelli iğne, sargılar kullanılabilir. Sayılanların bir çoğu kırığı hareketsiz hale getiren düz nesne olarak tanımlanan ATEL diye de düşünülebilir.

- Bazı dinlendirilmek için askıya alınmalı

- Uygun pozisyonda yaralı sevk edilmel

e. Önemli Kırıklarda Tespit ve İlk Yardım

1. Köprücük Kemiği Kırıkları

- Kırık köprücük kemiği taraftaki koltuk altı boşluğu bezle doldurulur,

- Her iki köprücük kemiği üzerine katlanmış sargı konur ve koltuk altından bağlanır,

- Arkadan 3. bağ, 2 sargı arasından geçirilerek iki omuz aynı düzeye gelinceye kadar gerdirilir ve bağlanır,

- Kırık taraftaki kol askıya alınır, kırık iki tarafta da var ise o zaman 2 kolda askıya alınır,

- Kesinlikle atel kullanılmaz.

- Yaralı oturtularak sevk edilir. <if><endif>

2. Kol Kemiği Kırıkları

- Kırk kol taraftaki koltuk altı boşluğu doldurulur,

- Atel koltuk altına konan bezle beraber 2 yerden bağlanır,

- Atellenen kol geniş bir sargı ile karşı taraf koltuk altından bağlanır, kola 90° lik açı verilir,

- Kol üçgen sargı bezi ile askıya alınır, <if><endif>

- Yaralı oturtularak sevk edilir.

3. Ön Kol Kemiği Kırıkları

- İki atel var ise başparmak yukarıda kalacak şekil de kolun 2 tarafından atellenir,

- Tek atel varsa avuç içi yere gelecek şekilde k atelin üzerine yerleştirilir. Avuç içi ve bilek altındaki boşluk pamuk ile doldurulur. Düğümler atelin üzerine gelecek şekilde kol ile atel bağlanır,

<if>- Kırık kol 90° açı ile parmak uçları karşı koltuk altına gelecek biçimde Üçgen sargı ile askıya alınır veya kol üzerinden ceketin, gömleğin alt ucu kaldırılarak çengelli iğne ile ceketin üst tarafına iğnelenir.<endif>

- Yaralı oturtularak gönderilir.

4. Kaburga Kemiği Kırıkları

Daha önce sayılan kırık belirtilerine ek olarak;

- Solunum güçlüğü yüzeysel oluşu,

- Batma hissi,

- Kırık kaburga sayısı fazla ise göğüsün bir bölümü kabarık bir bölümü çöküktür.

- Kaburga kırıklarında

- 2 türlü tespit işlemi yapılabilir;

a. Yaralıya derin nefes verdirilerek kırık kaburganın 3 üst, 3 alt kaburgayı da kapsayacak şekilde göğüs üzerine konan sargı sağlam taraf koltuk altında bağlanır.

b. Koltuk altı bezle desteklenir, sargı kırık taraftaki kol üzerine konur karşı taraf koltuk altında bağlanır.

- Kol 45° açı ile parmak uçlar karşı omzu bulacak şekilde askıya alınır.

- Yaralı oturtulur veya yarı oturtulur Şekilde sevk edilir. <if><endif>

5. Omurga Kırıkları

- Felç riskinin yüksek olduğu kırıklar dır,

-Yaralını önce soluk yolunun açık olup olmadığına bakılır, açık değilse ( boyun omuru kırıklarında çene göğüsten yavaşça ayrılır ve boyun kalın bezden, ceketin kolundan boyunluk yapılarak sarılır.) önce solunum yolu açılır,

- Yaralı, varsa sırt üstü sert bir tahta veya sedyenin üzerine yatırılarak boyun, bel ve diz altı boşlukları doldurulur,yaralı geniş bağlarla bağlanır,

- Geniş tahta yok ise 2 atel koltuk altından topuğa kadar 2 yanına konur ve bağlarla bağlanır,

- Yaralının sedyeye yatırılması için 3 kişi gereklidir, 1. kişi baş ve boyundan 2. kişi sırt ve kalçadan 3. kişi ise bacak ve ayak bileğinden tutar, komutla aynı anda kaldırılmalıdır. Boyun omuru kırık ise 4. kişi sadece başını tutar. Başın kenarı ayakkabı veya kum torbalarıyla desteklenir

- Kesinlikle ayağa kaldırılmaz, oturtulmaz, aksi halde felç olabilir.

<if><endif>

6. Kalça Kırığı

Omurga kırıklarında yapılanlar kalça kırığında da yapılarak sevk edilmelidir, <if><endif>

7. Bacak Kemiği Kırıkları

- Kırk; diz ile kalça arasında ise; baştaki atel koltuk altından topuğa kadar uzatılır, 2ç atelatel ortada bacak kalacak şekilde bağlanır. Sonra 2 bacak birbirine bağlanır. kırık bacağın iç kısmına yerleştirilerek 2 <if><endif>

- Kırık diz ile ayak arasında ise;

Dıştaki atel kalça ili topuk arasına uzatılır, diğer işlemler yukarıdaki gibi yapılır,

<if> <endif>



- Eğer atel yok ise; 2 bacak arasındaki boşluk ceket, palto, örtü gibi yumuşak malzemeyle



doldurularak 2 bacak birbirine bağlanır. Burada sağlam bacak atelin yerine geçmiştir.

- Bacak kırığı olan yaralı sırt üstü yatırılarak sedye ile gönderilir.

B. ÇIKIKLAR VE ILK YARDIM <if><endif>

Eklemi oluşturan kemik uçlarının yer değiştirmesine eklem yüzeylerinin birbirinden ayrılma sına ÇIKIK adı verilir.Hareketli eklemlerde meydana gelir.

a. Belirtileri

- Ağrı

- Şişme, morarma

- Şekil bozukluğu, vücut simetrisinin bozulması,

- Hareketsizlik veya hareket azlığı,

- Eklem çukurunun ele boş olarak gelmesi.

b. İlk Yardım

- Kesinlikle çıkığı yerine yerleştirmek için uğraşmamalı,

- Çıkan organ hareketsiz duruma getirilir, gerekirse askıya alınmalı

- H bölgeye soğuk uygulanmalı,

- Elastiki bandajla bandajlanarak kalp düzeyinden üstte tutulmalı,

- Vücut sıcak tutulmalı,

- Uygun pozisyonda sevk edilmelidir.

C. BURKULMALAR VE ILK YARDIM

Eklemlerin aşırı zorlanmasına bağlı olarak eklemi bağlarının ve yüzeylerinin zedelenmesine BURKULMA denir. Bağların bir kısmı gerilmiş veya yırtılmıştır. Kemik uçları birbirinden ayrılmamıştır. Hareketli eklemlerde meydana gelir.

a. Belirtileri

- Hassasiyet, Şişme-morarma

- Organı kullanamama

- Ağrı

b.İlk Yardım

- Burkulan eklem hareket ettirilmemeli,

- Şişmeyi önlemek için ekleme önce 15-20 dakika aralıklarla ilk 12 saat soğuk sonra sıcak uygulama yapılmalı, (soğuk tutma süresi tartış malıdır. Bazı bilim adamları 6-8 saat yeterli görmektedirler)

- Elastiki -bandajla bandajlanmalı,

- Burkulan eklem kalp düzeyinden üstte tutulmalı,

- Gecikmiş vakalarda(8-12 saatten sonra) sıcak tuzlu su şişliği gidermek için kullanılabilir,

- Çıkık ve burkulmalarda o bölge soğuk tutulurken vücudun diğer bölgeleri şoku engellemek için üstü örtülerek sıcak tutulur.



ÜNİTE-9 YARALININ TAŞINMAYA HAZIRLANMASI VE TAŞIMA ŞEKİLLERİ

1. YARALILARI TAŞIMAYA HAZIRLAMA

a. Yaralıların Gözlenmesi

İlk yardım yapıldıktan ve haberleşme sağlandıktan sonra yaralılar gözlenmelidir. Yaralının taşınıncaya kadar durumunda bir kötüleşmenin olmamasına dikkat edilmeli gerekirse ek müdahalede zaman kazanılmalıdır. Bazı yaralılarda başlangıçta fark edilmeyen belirtiler sonra ortaya çıkar.Bu durumda o yaralı tekrar değerlendirilebilir. İlk yardımda zamanla yarışıldığı unutulmamalıdır.

b. Öncelik Dereceleri

Yaralıların arasında dolaşarak hangi yaralının kaçıncı sırada taşınması gerektiğini bilmek ve uygulamak ilk yardımın önemli bir aşamasıdır. Bu sıra belirlenirken ağırın en önce gitmeyeceğini en hafif yaralının da önce gitmeyeceği bilinmelidir. Amacımız yaşamsal riski olan ama yaşama şansıda olana öncelik tanıyabilmektir.

BİRİNCİ DERECEDE ÖNCELİKLİ OLANLAR

- Solunum zorluğu olanlar,

- Göğüs yaralanmaları,

- Şoka girenler,

- Kanamalılar,

- Geniş yanıklar %20-40

- Açık karın yaralanmaları,

- Gaz zehirlenmeleri,

- Ezik, yaygın yaralar,

- Açık ve kapalı kırıklar.

İKİNCİ DERECEDE ÖNCELİKLİ OLANLAR

- Turnike uygulananlar,

- İç kanamalılar,

- Donanlar,

- Bilinci yerinde olmayanlar.

ÜÇÜNCÜ DERECEDE ÖNCELİKLİ OLANLAR (EN AĞIR VAKALAR)

- Omurga kırığı ve omurilik yaralanmaları,

- Çok geniş yanıklar %40-100,

- Beyinin göründüğü başta ağır yaralılar,

- Çok fazla yarası ve kırığı olanlar,

- Çokfazla kanaması olanlar.

DÖRDÜNCÜ DERECEDE ÖNCELİKLİ OLANLAR

- Basit yaralanmalar,

- Küçük yanıklar,

- Burkulma ve çıkığı olanlar,

- Ölüler

2.TAŞIMADA VERİLECEK POZİSYONLAR

a. İlkeleri

Yaralıya ilk yardımda uygun pozisyon vermek temel hedeflerden birisidir, Yanlış verilecek bir pozisyon yaralının sakat kalmasına, durumunun ağırlaşmasına hatta ölümüne neden olabilir. Yaralıya, yaranın bulunduğu yere, vücut eksenine göre durumuna bakılarak pozisyon verilmelidir.

b. Bazı Yaralanmalarda Verilecek Pozisyonlar

- Zor solunum yapanlar, kusanlar, zehirlenenler, beyin kanaması olup kulağından kan-gelenler yan yatırılırlar,

- Baş yaralanması, köprücük-kol, önkol kırıklarında oturur,

- Göğüs yaralanması kaburga kırıklarında oturuş veya yarı oturuş,

- Bacak kemiği kırıkları, omurga kırıklarında sırtüstü yatış,

- Şok ve bayılmada şok pozisyonu

- Karın yaralanmalarında sırtüstü yatar enine ise; dizler bükülür, boyuna ise; ayaklar gergin tutulu, pozisyonlar verilir.

3. YARALILARI TAŞIMA YÖNTEMLERİ <if><endif>

a. Yaralının kendi kendine gitmesi: Küçük yaralanmalarda yaralı ilk yardımdan sonra kendi kendine desteksiz gidebilir.

b. Başkalarının yardımı ile taşıma : 2 türlü olabilir;

TEK KİŞİ İLE

- Yaralıya destek olma: İlk yardımcı yaralının yanında durur, bir eliyle yaralının be!inden tutar, diğer eliyle de yaralının kolunu tutup boynundan geçirir ve bileğinden tutar. Yaralı vücudunu ilk yardımcıya yaslar ve birlikte yürürler.

- Geri. geri taşıma: Yaralı sırt üstü yatar; ilk yardımcı kalın bağlama malzemesini yaralının koltuk altından geçirerek göğsünün üstünde bağlar. İlk yardımcı her iki eliyle bağı koltuk altı hizasından tutarak çeker. Bu sırada kendisi de geri. geri gider. Rautek yöntemi olarak da adlandırılır. Eğer kol kırık değilse bağa gerek yoktur, kol bükülerek araçtan çıkarma yönteminde de açıklandığı gibi tutularak taşınır. <if><endif>

- Sırtta taşıma

- Kucakta taşıma : Her iki yöntem de yaralının oturarak gitmesinde sakınca yoksa ve düşük ağırlıklı ise tercih edilebilir.

- Sürünme yöntemi:

Yaralıda bilinç kaybı olduğu durumlarda seçile bilir. Yaralı sırtüstü ‘atar durumdadır, kolları bileklerinden kalın bağlama malzemesi ile bağlanır, ilk yardımcı yüzü yaralıya gelecek şekil de dizleri üzerinde durur, yaralıyı bacaklarının arasına alır,bağlanan bileğin oradan boynunu geçirir, ilk yardımcı dizleri ve elleri üzerinde yürüyerek yaralıyı taşır. <if><endif>

İtfaiyeci Yöntemi

Zor bir yöntemdir. ilk yardımcı yüz üstü konumda omzunun üstüne alır, düşmemesi için belinden ve bileğinden tutar, yaralı ilk yardımcının omzuna ters V şeklinde tutulmalıdır.



2.. GÜNEŞ ÇARPMASI VE SICAK BITKINLİĞİ

GÜNEŞ ÇARPMASI: Kişiler güneş altında uzun süre kalırlarsa beynin alt tarafındaki ısı düzenleme merkezi bozulur ve vücut ısısı hızla yükselir. Bu nedenle beyin hücrelerinde tahribat oluşur; bey ödemi ile kanamaları görülebilir. Isı düzenleme merkezi vücut ısısı kontrol ede hale gelir, 36,5-37 ‘C de tutamaz, ısıyı kaybedemez.

Belirtileri:

- Deride kızarıklık, kuruluk ve gerginlik

- Baş ağrısı

- Bulantı, kusma

- Yüksek ateş ( 41 - 42 derece) , bilinç kaybı

- Nabız sayısında artış

- Terlemenin olmaması

İlkyardım:

- Vücut ısısı düşürülür

- Varsa soğuk- ılık arası duşa sokulur (çok soğuk olmamalı)

- Serin yere alınır

- Başa, göğse, koltuk altı ve kasıklara soğuk su ile ıslatılmış bez konur varsa soğuk ve ıslak çarşafa sarılır.

- Bilinci yerinde ise soğuk içecekler verilir

- Deride terleme oluncaya kadar işleme devam edilir, çünkü terin buharlaşması ısıyı düşürür.

İKİ KIŞI İLE TAŞIMA

Bir kişi ile taşımak zordur. Varsa iki olanlar seçilmelidir.

Tezkereci Yöntemi

- 1. ilk yardımcı yaralının arkasında durur oturuyor konuma getirerek kollarından birini büker,

- İlk yardımcı yaralının koltuk altından iki kolunu sokar bükülen kolun dirsek ve bilek kısmından tutar,

- 2. ilk yardımcı yaralının bacaklarını açar, arkası dönük olarak araya girer bacaklarından tutarak kaldırır ve birlikte taşırlar. <if><endif>

İki el üzerinde taşıma yöntemi:

- İlk yardımcılar yaralının iki yanında dururlar ve yarlının ayak taralındaki elleri dizin altında birleştirerek kalçaya doğru kaydırırlar.

- İlk yardımcılar diğer elleri yaralının koltuk altında karşılıklı olarak geçirirler,

- Yaralı ilkyardımcıların boynuna sarılır

- Kaldırılıp birlikte taşırlar.

Dört El Üzerinde Taşıma Yöntemi:

<if>- İki ilk yardımcı önce kendi bileklerini tutarlar, boşta kalan el ile karşıdakinin bileğini tutar,<endif>

- Eğilerek yaralıyı bu el üzerine oturturlar,

- Yaralı ilk yardımcıların boyunlarına sarılır,

-Kalkıp taşırlar.







c. Sedye ile taşıma

- Her koşulda yaralının sedye ile taşınması tercih edilmelidir.,

- İlk yardımcının yaratıcı gücü ile pek çok malzemeden sedye yapabilirler. Örneğin battaniye, kilim,arabanın örtüsü, çuval; ceket, palto, kadınların dar etekleri, çarşaf, muşamba, perde, sargılar, kemer kaşkol, tahta kapı,sandalye, seyyar merdiven bu amaçla kullanılabilir,

<if><endif>

- Sedye ile taşırken yaralının ayakları önde baş arkada olmalıdır, yaralı gittiği yönü görmelidir .Ambulansa gelindiğinde baş öne getirilerek yerleştirilir,

- Merdiven iniş çıkışlarında.sandalye sedye olarak kolaylıkla kullanılabilir. Bu durumda baş hep yukarıda, ayaklar önde olmalıdır, <if><endif>

- Sedye ile taşıma genel olarak tercih edilirken, bazen sedyesiz oturarak da gönderilebilir. Örneğin kaburga kırıkları, kol kırıkları gibi.

Yaralının taşınarak sevk edilmesi ilk yardımın 6. ve sonuncu aşamasıdır







SICAK VURMASI (BİTKİNLİGİ): Sıcak bitkinliği,çok aşırı terleme ile fazla su ve tuz kaybı nedeniyle oluşur uzun süre sıcak ortamda kalma sıcakta fazla giyinme, nemli ortam neden olabilir

Belirtiler:

- Aşırı terleme - Bitkinlik

- Kraplar - Soğuk ve ıslak cilt

- Bayılma hissi - Baş ağrısı

- Hızlı nabız - Ateş normal veya yüksek

İLK YARDIM:

- Serin bir yere alınır

- Su ,tuzlu ayran ,meyve suları verilir

- Kramp giren bölgeler dinlendirilir, masaj yapılır

- Fazla giysileri çıkarılır

3. DONMA VE SOĞUK VURMASI

Kişilerde soğuğun şiddeti havadaki nem oranı, soğukta kalma süresi,giyinme biçimi, vücut direncine göre soğuk vurması ve donma meydana gelir

Belirtilerİ:

- Organlarda hareketsizlik, uyuşma, şişme, morarma , deride pürüzlenme

- Ayak, el, kulak ve burunda tın bölgesel yaralanma

- Ağrı, yanma, sertlik

- Bitkinlik, Uyku hali

- Karıncalanma, duyuların kaybolması, titrenme

- Kangren

İlk yardım:

- Soğuk, rüzgarlı ortamdan uzaklaştırılır,

- Islak giysileri çıkarılır ve üzeri battaniye ile örtülür

- önce ilik sonra sıcak ortama alınarak vücut ısısı yavaşça yükseltilir

- Hızlı , sıcak, sert masaj yapılmaz, karla ovulmaz

- Hafif , yüzeysel masaj yapılır

- Uyuması engellenir

- Ilık , şekerli içecekler verilir

- Yara var ise su dolu kaseler patlatılmaz, temiz bezle sarılır

- Gerekiyorsa sevk edilir.

4. ELEKTRİK ÇARPMASI

A. Vücuttaki etkileri:

İnsan vücuduna temas ederek kısa devre yapan ve bu yolla toprağa geçen elektrik akımı, ELEKTİRİK ŞOKUNA neden olur. Elektrik çarpması, sadece elektrik akımına direk temasla olmaz, yüksek gerilimin bulunduğu tellere yaklaşmak da ayni etkiyi gösterir Elektrik akımına temas eden yerdeki geçirgenlik, akımın şiddetini de etkiler özellikle beyindeki solunum merkezi etkilenecektir.

B. Belirtileri:

- Solunum felci, ödemi

- Düzensiz kalp atımı veya durması

- Kaslarda titreme

- Bilinç kaybı

- Sinirlerde felç

- Morarma

- Akımın girip çıktığı yerde yanık

C. Kazazedenin kurtarılması:

- Çıplak elle, ıslak veya metal malzeme ile dokunulmaz

- Varsa şar tel indirilir, sigorta çıkarılır

- Eğer arabanın üzerine akım geçen tel düşmüşse, aracın içinde oturulur inilmez. Araba lastikleri yalıtkan görevini 9 Yangın tehlikesi varsa içindeki kişiler aynı anda araca dokunmadan araçtan atlamak dırlar.

- Elektrik akımından kurtarmak için; kuru sapa, tahta, deri, kalın gazete tomarı kitap,plastik maddeler, naylon poşet, lastik ayakkabı ve otomobil iç lastikleri gibi maddeler kullanılabilir.

- Su ve metalin iletken olduğu unutulmamalıdır. <if><endif>

İlkyardım:

Suni solunum yapılır ( uzun süre gerekebilir)

- Gerekiyorsa kalp masajı uygulanır -

- Yanık yere soğuk uygulama yapılır













SAĞLIĞI BOZAN DIŞ ETMENLER VE İLK YARDIM

1. ZEHİRLENMEIER

a. İnsan vücuduna değişik yollarla girdiğinde çalışmasını ve yapısını bozan veya yok eden ölüme neden olabilen maddelere “zehir” adı verilir. Bu maddelerin vücuda girmesi sonucu görülen duruma da “zehirlenme” denir: Zehir, solunumla ağızla, deri ve kan ile vücuda girer. Özellikle çocuklarda ve yaşlılarda daha etkili ve önemli bir sorun haline gelir.

b. En çok görülen zehirlenmeler

A) SOLUNUM YOLU İLE ZEHIRLENME : Bu bölümde, konu trafik ve aracı ilgilendirdiği için egzoz gazı zehirlenmelerinden söz edilecektir. Hava gazı, bütün gazı , kömür gazları için de aynı şeyleri söylemek mümkündür.

Motor dersinde aldığınız bilgilerle kapalı bir garajda çalışır durumdaki aracı tamir etmeye çalışan bir kişi, egzoz gazında bulunan kokusuz, renksiz “karbonmonoksit” i hiç fark etmeden uzun süre solunum yoluyla alırsa, normalde oksijenle birleşen hemoglobin (kanın kırmızı rengini veren) bu durumda karbonmonoksit ile çok kolay bir biçimde birleşir. Böylece artık kan oksijeni değil karbonmonoksitli olarak hücrelere, dokulara gidecek ve onların oksijensiz almasına neden olacaktır. Yani kanın oksijenle birleşmesi engellenmiş olur.

Karbonmonoksit kolaylıkla kandan ayrılmaz, öyle ki 2-3 saat temiz havada kalınarak ancak ayrılabilir.

Belirtileri:

- Bulantı, kusma

- Halsizlik, hareket edememe, kaslarda gevşeme

- Deride kiraz kırmızısı görünüm , sonra morarma

- Solunum zorluğu, durması

- Baş dönmesi , kulak çınlaması

- Bilinç kaybı, koma

- Kalp durması

İlkyardım:

-Öncelikle kapı, pencere açılır veya temiz havaya çıkarılır.

- Soluğu durmuşsa hemen suni solunum yapılır.

- Zor soluk alıyorsa, kusuyorsa yan yatırılır.

- Kalbi durmuşsa kalp masajı yapılır

- Sıcak tutulur.

- Sağlık kuruluşuna sevk edilir.

B) SİNDİRİM YOLU İLE ZEHIRLENME: Ağız yoluyla alınan zehirli gıdalar fazla miktarda alınan ilaçlar, kimyasal maddeler hatta alkol sinirime katılarak emilirler ve zehirlenme belirtileri ile yaşamı riske sokarlar

Belirtileri:

Belirtiler, alınan zehrin cinsine ve geçen süreye göre değişmekle beraber ortak olarak şu belirtiler görülür:

- Karın ağrısı, krampı

- Ağızda yanma, değişik tat

- Yutma zorluğu

- Bulantı, kusma

- İshal

- Baş ağrısı , baş dönmesi

- Bitkinlik, konuşmada zorluk

- Solunum ve dolaşım bozulduğu

- Görme bozukluğu

İlkyardım:

- Öncelikle zehirlenmenin neyden kaynaklandığı belirlenir

- Bilinci yerinde ise ilk 2 saat içinde kusturulur En iyi kusturma yöntemi boğaz. Uyarmaktır.

- İlaçla zehirlenmişse hemen bol su verilerek kusturulur

- Asit - baz (çamaşır suyu , tuz ruhu gibi) zehirlenmelerinde kesinlikle kusturulmaz yine bol su verilir

- 2 saatten daha uzun süre geçmişse kusturulmaz, bol su ve zeytinyağı verilir.

- Bilinci yerinde değil ise kusturulmaz.

- Yoğurt, ayran, yumurta akı koruyucu olarak verilebilir ancak çok önemli bir yararı d yoktur.

- Kimyasal madde zehirlenmelerinde nişasta, süt kullanılabilir.

- Yan yatış pozisyonu verilir.

C) DERİ YOLUYLA ZEHIRLENME: Bu bölümde deri içine ve altına sokulan hayvansal zehirlerin oluşturduğu zehirlenmelerden söz edilecek tir. (deri ile giren zehirli sıvılar, ziraat ilaçları, kimyasal maddeler dışında)

YILAN ISIRMASI: En zehirli yılanlar kobra ve engerek türleridir. Yılan ısırdığında üst çenesinde bulunan zehiri kasların kasılmasıyla dişlere aktarır oradan da insan vücuduna geçer. Isırık genellikle yarım ay şeklindedir ve deride diş izleri vardır. Zehirin etkisi beyin ve kan dolaşımında görülür.

Belirtileri:

- Ağrı, yanma - Şişlik, morluk

- Bulantı, kusma - Uyuklama

- Solunum kaslarında felç - Solunum durması - Şok

İlkyardım:

- Isırılan yer yıkanır

- kırılan bölge kalp düzeyinden aşağıda tutulur, hareket ettirilmez.

- Zehirin yayılmadan dışarı atılması için geniş bir bezle alttan üstten turnike uygulanarak 30 dakikayı geçmemişse ısırılan yere derin olmayan paralel iki kesik yapılır. Turnike 15 dakikada bir gevşetilir.

- Ağzında diş çürüğü, diş eti hastalığı olmayan biri tarafından 3-5 kez emilerek tükürülür. Sonra temiz bir bezle kapatılır. Varsa ilkyardımcı zehiri emmeden önce ağzını zeytinyağı ile çalkalamalıdır.

- O bölge soğuk tutulur. (Bazı bilim adamları buna katılmazlar)

- Yılan serumu için sevk edilir. San yıllarda yaranın kesilip emilmesi, bazı bilim adamlarınca enfeksiyon riski nedeniyle önerilmemektedir.

AKREP SOKMASI: Zehir, akrebin kuyruğunun son halkasından salgılanır ve uçtaki iğne ile sokar.

Belirtileri:

- Ağrı, yanma, uyuşukluk - Baş ağrısı

- Kaslarda kasılma - Tükürük salgısının artması

- Solunum güçlüğü - Şok belirtileri

- İdrar, dışkı kaçırma

İlkyardım:

- Sokulan yer yıkanır

- Turnike uygulanır (Sokulan yerin altından ve üstünden)

- Ağrıyı gidermek için karbonat bulamacı, amonyak sürülür

- Sokulan yere buz konur, kalp düzeyinden altta tutulur

- Dinlendirilir, kramp giren yerlere sıcak uygulanır

- Şoka karşı önlem alınır

- Akrep serumu için sevk edilir

- Sokulan yerin kesilmesi konusu tartışmalıdır.



ARI- ZEHIRLİ ÖRÜMCEK- ZEHİRLİ KENE SOKMALARİ : Arı iğnesini batırarak, kene ise ısırdığı yerden vücudunun bir bölümünü deri içine sokar. Alerjik kişilerde bir tek arının bile sokması ölüme neden olabilir..

Belirtileri:

- Sokulan yerde ağrı, yanma, kızarma, şişme, ateş, kaşıntı, uyuşma

- Bulantı, kusma, terleme

- Baş dönmesi

- Düzensiz nabız, solunum güçlüğü.

- (Kene ise) yapıştığı yerden ayrılmaması.

İlkyardım:

- Keneyi çıkarmak için yanan kibrit yaklaştırılır.

- Arının iğnesi çıkarılır.

- Su, sabunlu su ile yıkanır

- Sokulan yer soğuk tutulur.

- Amonyak, karbonat, limon, sirke , soğan yoğun sürülebilir.

- Arı ağızdan sokmuşsa Ağızda bir süre buz parçaları tutu veya tozlu su gar yapılır.

- Çamur, tetenoz ve mikroplanma olasılığı nedeniyle sürülmez.

- Tüm zehirlenmelerde mümkünse 0800 314 79 OO no.lu Zehir Danışma

merkezinin aranabileceği unutulmamalıdır.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Eğitim ve Öğretmen Forumu Forum Ana Sayfa -> Otomobil Dünyası Tüm zamanlar GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)