ZEKA NEDİR?
Zeka, algılama, bellek, düşünme, muhakeme, öğrenme yetilerinin tümüdür. Zeka, zihnin öğrenme, öğrenilenlerden yararlanabilme, yeni durumlara uyabilme ve yeni çözümler bulabilme yeteneğidir. Zeki için bir başka tanım da psikolog Wechsler’in tanımıdır. Bireyin amaçlı bir biçimde hareket edebilme, mantıklı düşünebilme ve çevresine uyum sağlayabilme yetilerinin tümüdür.
Genelde zeki doğa vergisi bir yetenektir. Doğuştan gelir ve büyük ölçüde kalıtımın etkisiyle belirlenir. Ancak zekayı belirleyen tek etken bu değildir. Doğuştan gelmiş olan bu cevherin işleme olanağı bulması da önemlidir. Uygun ortam zeka gelişimini olumlu yönde etkiler. Zekanın gelişimi ilk yıllarda hızlı, daha sonra yavaştır. Genellikle yirmi yaşına kadar yavaşlayarak gelişimini sürdürdüğü, bu yaştan sonra durakladığı kabul edilir.
ZEKANIN ÖLÇÜLMESİ
Bireyler zeki yönünden farklılıklar göstermektedirler. Bunu ölçen testler geliştirilmiştir. Zeka testleri bu konuda eğitim görmüş psikologlar tarafından uygulanır.
Üç yaşından itibaren uygulanabilen zeka testleri, altı yaşından itibaren daha güvenilir sonuçlar verir.
Başarıda aranacak bir diğer etken çocuğun ruhsal dengesinin yerinde olmasıdır. Çocuk, öğrenmeyi engelleyen bunalımlardan, iç çatışmalarından, tedirginliklerden, huzursuzluklardan uzak olmalıdır. Aile içinde süren geçimsizlik, yoksulluk, ağırhastalıklar, ayrılıklar; özellikle babanın iş kaybı gibi durumlar öğrenmeyi ve başarıyı olumsuz etkiler.
ZEKA GERİLİĞİ
Çeşitli nedenlerle zeki yeteneklerinin yavaş gelişmesidir. Gerizekalı çocuk, anlama, konuşma, öğrenme, kavrama ve çevreye uyumda yaşıtlarından geri kalmıştır. Zeka geriliği gösteren çocuklarda en belirgin özellik konuşmanın başlamamış olması ya da çok yavaş gelişmesidir. Bu çocukların beden gelişimleri de yavaştır. Ancak tek başına yürümedeki ve konuşmadaki gecikme zeka geriliği belirtisi değildir. Ama hem konuşmada hem de yürümede belirgin gecikme zeka geriliği olasılığını düşündürür.
Zeka geriliği tanısı anne babanın koyabileceği birtanı değildir. Öncelikle çocuğun duyma durumu kontrol edilmelidir. Zeka geriliği erkek çocuklarda kızlara oranla iki kat daha fazla görülmektedir. Zeka gerilikleri ağır, orta ve hafif olarak üçe ayrılabilir.
Bir de sınır veya donuk zekalı olarak adlandırılan, ağır öğrenen çocuklar vardır. Bunlar gerizekalılık düzeyinde değildirler. Ama yaşıtlarından geç ve güç öğrenirler. Çabuk kavrayamaz, öğrendiklerini çabuk unuturlar. Bu çocukların öğrenebilmeleri için fazla sayıda tekrar gerekmektedir. Bu çocuklar okulda ve evde kolay ayırt edilemedikleri için tembel, haylaz diye horlanırlar. Bunların, zeka testiyle ortalamanın biraz altında oldukları ortaya çıkar. İlkokulun ilk yılında tanınmaları boş yere itilip kakılmalarını önler. Üzülmesinler diye sınıf geçirmek yerine onlara destek olmak yararlı olacaktır.
ZEKA GERİLİĞİNİN NEDENLERİ
Zeka geriliklerinin pek çok nedenleri vardır. Bu nedenleri üçgrupta toplamak uygundur. 1) Doğum öncesi nedenler: Doğum öncesinde annenin aldığı ilaçlar, geçirdiği hastalıklar ve benzerleri bu gruba girer. 2) Doğumla ilgili nedenler: Uzayan ya da güç doğumlar bu gruba girer. 3) Doğum sonrası nedenler Bunların içinde düşme, menenjit gibi hastalıklar sayılabilir.
ZEKA GERİLİĞİNDE TEDAVİ
Zeka geriliklerinde tedavi olanakları sınırlıdır. Çok kısıtlı durumlarda, erken bebeklik dönemlerinde, müdahale etmek zekanın gerilemesini önleyebilmektedir. Zekayı geliştirecek ya da arttıracak tıbbi bir tedavi yöntemi yoktur.
Zeka özürlü çocuklara en etkili yardım, özel eğitimle sağlanmaktadır. Bu eğitim yavaş ilerler. Ailenin sabırlı olması gerekmektedir. Bu özel eğitim mutlaka bu alanda uzmanlaşmış kişiler tarafından verilmelidir. Bu eğitimi verecek olan öğretmenin zeka özürlü çocukların özelliklerini iyi bilmesi gerekmektedir. Özel eğitimden mucize beklemek aileyi düş kırıklığına uğratır. Bazı aileler çocuğun zekasının normale döneceği umuduyla yaşarlar. Kesin tanı konmuş bir zeka özüründe normale dönme ya da yaşıtlarının düzeyine ulaşma olmaz. Bununla beraber zeka özürlü çocuklar kendi hızlarıyla gelişmektedirler. Böyle bir çocuğa ayrıntılı bir zeka testi yapılması çocuğun tüm yeteneklerinin durumunu hem aileye hem de öğretmene açık olarak verir. Ve eğitimde öğretmene yol gösterici olur.
Okumayı sökemeyecek derecede ağır zeka özürlü çocuklar bile eğitilmeli, karmaşık olmayan işlerde çalışabilecek, üretici duruma getirilmelidirler. Bir işe girmeleri veya bir uğraş okuluna gitmeleri çocukların boşluktan kurtulmaları açısından önemlidir.Zeka özürlü çocuklarda psikolojik sorunların yüksek oranda görüldüğü bilinmektedir. Bu çocuklar aile içindeki olumsuz durumlardan normal çocuklardan daha fazla etkilenmektedirler
ZEKA ÖZÜRLÜ ÇOCUĞU OLAN AİLEYE
YARDIM
Böyle bir çocuğa sahip olmak aileyi çok fazla ölçüde üzer. Bu aileler hem hayal kırıklığı yaşar hem de durumu kabul etmekte zorluk çekerler. Bir uzmanın durumu açıklamasından sonra bile gerçeği görmezlikten gelebilirler. Bu gerçek çok acı vericidir. Ayrıca aile bu durumdan kendisini suçlar, istemeden gebe kalmanın buna neden olduğunu bile düşünebilirler. Bu suçluluk duygusu çocuğun eğitimini gözden kaçırmalarına neden olabilir. O doktordan öbür doktora koşarlar. Doktorlardan birinin onlara “şu ilacı vereceksiniz, tamamen iyileşecek” demesini beklerler. Anneler okumuş yazmış olsalar bile bu durumda kendilerini suçlama eğilimindedirler. Zeka özürlü çocuğun üzerine aşırı düşer, gözü ne öbür çocuklarını ne de kocasını görür. Bu davranış hem kendisi, hem ailenin diğer fertleri ve zeka özürlü çocuk için tehlikelidir.
Bazı anneler ise bu durumu tamamen görmezlikten gelme eğilimine girerler. Bu durum çocuk için uygun değildir. Bu çocukların daha fazla uyarılmaya ve ilgiye ihtiyaçları vardır.
Bazen de anne baba böyle bir çocukları olduğundan fazlaca utanırlar. Çocuğu saklayarak geri olan zekayı daha geriletir ve çocuğun çevreye uyum sağlamasını engellerler.
Aşırı koruma, kollama ya da itme, yadsıma gibi yanlış tutumların ortadan kaldırılmasında aileye bir psikolog yardımcı olacaktır.