PSİKOLOJİK DANIŞMA
Psikolojik danışma olgusu; kişilerin kendilerini, tanıma, anlama karşılaştıkları problem ve güçlükleri ifade etme, çözme, kendini gerçekleştirme ihtiyaçlarına cevap veren bir olgudur. Psikolojik danışma, her kesimden bireyleri kapsadığı gibi, okullarda öğrencileri de kapsar.
Toplumumuzda her kesimden bireylerin psikolojik danışmaya ihtiyacı vardır. Ancak pek çok nedenden dolayı bireyler bu hizmetten yararlanamamaktadır. Bu nedenler kısaca şöyle özetlenebilir: Yeterli sayıda uzmanın olmaması, rehber öğretmenlerin danışma konusunda yetersiz olmaları ve konuya fazla önem vermeyerek okullarda sadece rehberlik faaliyetlerini yürütmeleri, gerekli ortamın sağlanamaması ,psikolojik danışma olgusunun yeterince tanıtılamaması, ihtiyaç olarak belirtilememesi gibi nedenlerdir.
Psikolojik Danışma hizmetleri “normal”ölçütlerdeki kişilere verilmesi gereken hizmetlerdir. Bu kesimde yaklaşık %85’ı kapsar. Nevrotik veya psikotik kişilere danışma yapılamaz Bu gruba giren kişiler ‘terapi” ve “psikiyatrik tedavi” görmeleri gerek
Okullarda, psikolojik danışma hizmetleri yeterince verilememektedir. Oysa, danışma yapılmadan rehberlik hizmetlerinden söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle okullarda psikolojik danışma hizmetlerinin yaygınlaştırılması zorunludur Öğrencilerin yani genç kuşakların psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinden faydalanmaları hem bireylerin hem de toplumun sağlığı için çok önemli bir olgudur; bu nedenle yaygın ve işler hale getirilmelidir.
Okullarda, öğrencilere psikolojik danışma hizmetlerinin verilebilmesi için rehber öğretmenin her şeyden önce mesleki yeterliliğe sahip olması gerekir Bunun yanında tecrübe de önemli bir etkendir. Ayni zamanda istekli ve inançlı da olması gerekir Bunların dışında bir danışmanın sahip olması gereken kişilik özelliklerini bulundurması gerekmektedir Rehber öğretmen mesleğinin özelliklerini çok iyi bilmeli ve psikolojik danışmanın etik (ahlak) kurallarını benimseyerek uygulamalıdır Tabii ki tüm bunlar için rehber öğretmenin kendisini çok iyi yetiştirmesi ve sürekli olarak bilgilerini yenilemesi gereklidir
PSİKOLOJİK DANISMANİN İLKELERİ
Bireysel ve grupla psikolojik danışmanın yedi temel ilkesi vardır.
Bunlar:
1) Şartsız kabul
2) Saygı
3) Empatik anlayış
4) Saydamlık
5) Bağdaşım
6) Güven
7) Tümünün bir arada oluşu.
Şartsız Kabul: Danışman, kendisine gelen bir danışanı hiçbir şart koşmadan olduğu gibi kabul eder.
Saygı: Danışman,danışana kim ya da nasıl biri olursa olsun saygı duyar ve bu saygıyı danışma süresi boyunca gösterir.
Empatik Anlayış: Danışma süresi boyunca danışman,danışan ile empati kurmalıdır.
Saydamlık: Danışma süresi boyunca hem danışman hem de danışan saydam (açık-yalın) olmalıdır.
Bağdaşım: Danışma süreci, danışman ile danışan ve aşamalar bağdaşım içinde olmalıdır. Devamlılık esas kılınmalıdır.
Güven: Danışma süreci boyunca karşılıklı güven olmalıdır.
Tümünün bir arada oluşu: Diğer bütün altı ilkenin bir arada olması gerekir.
Danışma ilkeleri bir bütün olarak ele alınıp uygulanmazsa. süreç de danışma olmaktan çıkar.
BİREYSEL PSİKOLOJİK DANIŞMA
Bireysel Psikolojik Danışma modelinde en yaygın ve kullanışlı olan Hümanist Ekol’ün temsilcileri Maslow-Rogers’ın danışma modeli kabul görmektedir.
1. Danışmaya gelen kişinin ismi sorulur,isim söylenir. (Ben danışman.................)
2. Danışmaya gelme sebebi sorulur. (Sizi buraya getiren “şey” nedir?)
3. Danışmanın kuralları açıklanır.(Bizim bir takım kurallarımız vardır.)
Bunlar;
a)Gizlilik ilkesi; burada konuştuğumuz her şey gizli kalacak,hiç kimsenin bilgisi olmayacak.
b)Teyp ve kasetle çalışmanın yapılması; “Bunun nedeni, bir sonraki danışma için gerekli olması. Kaset gizli kalacaktır.”
c)Zaman ve süre; “Danışma süresi 45-50 dakika ile sınırlıdır. Bunları kabul ediyor
musunuz?” diye sorulur.
4) Danışan, danışma kurallarını olduğu gibi kabul etmesi durumunda ; “Ben de sizi
olduğunuz gibi tüm güzelliğiniz, çirkinliğiniz, olumsuzluklarınızla kabul ediyorum.” denir.
5) Danışana kendisinden söz etmesi istenir. “Biraz kendini anlatır mısın? Özgeçmişini, hobilerini, varsa fobilerini anlatır mısın.”
6) Danışanı rahatsız eden sorunun anlatılması istenir. Arkasından yansıtma yapılır.(Yansıtma:
danışanın anlattıkları danışman tarafından tekrar edilir.)
7) Rahatlama durumu gerçekleştirilir.(Danışanın rahat olması istenir,heyecanlı ise
heyecanı yatıştırılır.) “Rahat olun, kendinizi rahat hissedin.”

Danışanı çözücü sorular sorulur. “Şu anda kendinizi nasıl algılıyor ve hissediyor-sunuz?”diye sorulur.
9) Danışana sıkıntılarıyla ilgili neler anlatmak istediği sorulur.
10) Arada bir danışman,danışana olayı anladığını belirten kısa konuşmalar yapar.
Olayları danışanı ağzından anlatır.
11) Problem,derinlemesine inen sorularla ortaya çıkarılır.
11) Problem anlatımı bitince, olayın danışman tarafından bir özeti yapılır. Ardından
yine çözücü ve anlatıcı sorular sorulur.
13) Danışmana, gerçekleştirmek istediği şeylerin, gerçekleştirme şekli anlattırılır
14) Özdeşim kurulur ve danışman kurduğu özdeşimi gösterir.
15) Danışanın yapmayı İsteyip de yapamadığı şey, olay canlandırılır. Bu oyun şeklinde
oynanır. Bu aşamada Boş Sandalye Metodu (Davranışçı ekol kullanılabilir) uygulanır.
16) Yapmayı isteyip de yapmadığı olay istediği şekilde anlattırılır.
17) Danışman,arada yansıtmalarla olayı anlayıp anlamadığını kontrol eder.
1

Danışanın anlattığı ve verdiği örneklerden sonra “Şu anda kendinizi nasıl
hissediyorsunuz?’
19) Danışman, danışanın anlattığı olayla özdeşim kurar~ anlattığı olay veya örneklere
varsa kendisinden örnek verir.
20) “Her hafta danışma yapıyoruz. Haftaya gelmek ister misiniz?”diye sorulur.