Eğitim ve Öğretmen Forumu  Forum Ana Sayfa Eğitim ve Öğretmen Forumu

İlköğretim ve Lise
Günlük Ders planları,belgeler,programlar,zümre,sosyal kulüpler
rehberlik,ödev ve tezler,yazılı ve testler

 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

Tarihi şehir EDİRNE

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Eğitim ve Öğretmen Forumu Forum Ana Sayfa -> Memleketlerimiz, Yaşadığımız şehirler
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Beceriksiz
öZeL üYEmiZ
<marquee>öZeL üYEmiZ</marquee>


Kayıt: 17 Ksm 2006
Mesajlar: 36
Konum: Uzunköprü / EDİRNE

MesajTarih: Çrş Ksm 22, 2006 11:43 am    Mesaj konusu: Tarihi şehir EDİRNE Alıntıyla Cevap Gönder

[CENTER][/CENTER]

Yüzölçümü : 6.276 km²

Nüfus : 40.599 (1990)

Il Trafik No : 22

Türkiye ile Yunanistan arasindaki Tekirdag'in kuzeyinde yer alan Edirne yillar boyu Osmanli baskenti, 18 inci yüzyilda ise Avrupa'nin en büyük yedi sehrinden biri olmustur.100 yil kadar bir süre Osmanli Imparatorlugunun baskenti olmasi buradaki tarihi ve mimari açidan önemli yapilarin sebebidir. Edirne, camileri, dini kompleksleri, köprüleri, eski pazar yerleri, kervansaraylari ve saraylariyla yasayan bir müzedir.

ILÇELER

Edirne ilinin ilçeleri; Enez, Havsa, Ipsala, Kesan, Lalapasa, Meriç, Süloglu ve Uzunköprü'dür.

Havsa : Havsa, Edirne'nin kuzey yarisinda ve Lalapasa yaylasi üzerindedir. Havsa'ya Hafsa Hatun bir han, Sadrazam Sokollu Mehmet Pasa bir külliye ve zamanin defterdari (Maliye Bakani) bir cami yaptirmistir. Çok islevli yapi toplulugu olan külliye, Mimar Sinan'in eseridir.

Ipsala : Ipsala, Edirne'nin güney yarisinda yer alir. Ayakta kalmis olan Osmanli yapisi, Alaca Mustafa Pasa Camii'dir. Tek kubbeli ve tek minarelidir. Tahta isçiligi bakimindan sanat degeri tasir.

Kesan : Ilçe, Edirne'nin güney yarisindadir. Tarihsel deger tasiyan yapilari, Hersekzade Ahmet Pasa Cami ile Ibrice-Kesan kervan yolu üstündeki üç tas köprüdür. Uzunkum adli alçak kiyi, deniz turizmi bakimindan elverislidir. Düzgün yollari ve turistik isletme belgeli konaklama yerleri bulunan ilçe, Edirne'nin turistik yerlerindendir. Ilçenin iç turizm bakimindan önemli olayi, panayiri ile Hidirellez'de yapilan dallik adli bahar senligidir.

Lalapasa : Ilçe Edirne'nin kuzey yarisindadir. Ilçedeki en önemli tarihsel eserler, tas devrinden kalma türbe ve tapinaklardir. Bu türbelere, Tablatas, Kapaklikaya, Perikizi Evi (dolmen) denir. Tapinma yerleri ise Ulutas (menhir) adini tasir. Bunlar, dünyada benzeri az bulunan eserlerdir. Sinanköy'deki kale ören durumundadir.

Meriç : Ilçe, Edirne'nin orta kisminda ve Lalapasa Yaylasinin güney bati kösesindedir. Iç turizm bakimindan önemli olaylari, Beyköy dalligi ve Mayalar adiyla anilan ilkbahar senlikleridir.

Süloglu : Edirne'nin kuzey yarisinda ve Lalapasa Yaylasi üstündedir. Baraj gölü çevresi bir piknik yeri olarak ilgi çeker.

Uzunköprü : Ilçe Edirne' nin orta kisminda ve Trakya Yontukdüzü üstündedir. En ünlü tarihi yapisi, Mimar Muslihiddin'in eseri olan Ergene Köprüsüdür. Uzunlugu 1200 metreyi, kemer sayisi 170'i geçer. Diger önemli yapilar, II. Murat Külliyesi'nin tek minareli ve çatili Muradiye Camii, II. Bayezit zamaninda Mimar Hayreddin'in yaptigi Halise Hatun Camii, külliyenin bir vakfi olan Çifte Hamam, köprüye eklenmis çesmelerdir. Köprünün kentten yana ucuna, Ikinci Mesrutiyet döneminde eklenen, Hürriyet Çesmesi adiyla anilir. Daha eski öteki tarihi çesmeler Gazi Mahmut (Belediye parki), Halise Hatun (Haci Ibrahim Aga ya da Tosbagaci) çesmeleriyle Telli Çesme'dir. Önemli iç turizm olaylari, Bülbül Deresi'nde yapilan Dallik adli bahar senligi, av partileri ve panayirdir.

NASIL GIDILIR

Karayolu : Edirne gerek D-100 devlet yolu, gerekse TEM otoyolu üzerinden Istanbul'a dolayisiyla Anadolu'ya ve D-100 devlet yolu üzerinden de Çanakkale üzerinden Ege'ye baglanan karayollarinin üzerindedir. Ayrica Kapikule Sinir Kapisi'ndan Bulgaristan ve Avrupa'ya sadece kara yolundan degil demiryolu ile de baglanmaktadir. Pazarkule ve Ipsala Sinir Kapisiyla kara yolundan, Uzunköprü demiryolu ile de Yunanistan'a ulasim saglanmaktadir. Edirne Istanbul ve Çanakkale üzerinden Anadolu ile düzenli bir ulasima sahiptir.

Otogar Tel : (+90-284) 226 00 20

Demiryolu :

Edirne Istasyon Tel : (+90-284) 235 26 71- 4 hat

Kapikule Istasyon : (+90-284) 238 20 36 - 238 23 12

Oto Kuset : (+90-284) 235 26 29 - 235 25 99 - 235 64 93-94

Faks : (+90-284) 235 24 89

Uzunköprü Istasyon : (+90-284) 513 48 05

Denizyolu :

Liman Tel : (+90-284) 811 60 27
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
Beceriksiz
öZeL üYEmiZ
<marquee>öZeL üYEmiZ</marquee>


Kayıt: 17 Ksm 2006
Mesajlar: 36
Konum: Uzunköprü / EDİRNE

MesajTarih: Çrş Ksm 22, 2006 11:44 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Edirne Evleri

Tas duvar ve sivayla örülmüs ahsap iskelet sistemleri ile yapilirdi. Bu evler genellikle yanindaki daha yüksek saçaklara çift egri öge ile baglanan bir çatiyla örtülü, az derinde kalan locanin içine yerlestirilmis merkezi girisi ile kusursuz bir simetriye sahipti.

Balkan Yarimadasi'nin hemen her tarafinda en küçügünden en gösterislisine kadar bütün evlerde "hayat" denilen bölümler vardir. Oda kapilarinin açildigi yer olan bu bölüm, dogrudan evin bahçesine bakan yönde 1,5-2 metrelik direkler üzerine dayandirilmistir. Hayatlarin sonunda bir basamak yükseklikte dört köse bir kisim ayrilarak, tahta sedirlerle çevrilirdi.

Evin harem ve selamliklarinda büyük kapilarin açildigi bahçe kisimlari olan avlularin uygun bir yerinde mermer bir çesme bulunurdu. Bazi evlerde avlularin ortasinda küçük havuzlar, üzerine asma sardirilmis çardaklar vardi. Harem ve selamlik avlularindan birbirine geçilecek küçük kapi bulunurdu.

Müzeler

Edirne Müzesi

Adres: Selimiye Camii Yani - Edirne

Tel: (284) 225 11 20

Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi

Edirne Türk Islam Eserleri Müzesi

Örenyerleri

Enez Antik Kenti: Enez ( Ainos ) tarihi dönemlerde çok önemli bir liman iken bugün kiyidan 3.5 km içeridedir. Tarih boyunca birçok kereler restore edilmis olan Enez Kalesi görülmeye deger. Ayni zamanda M.Ö. 6 inci yüzyila dayanan bir kilise, bazi oyma mezarlar ve sulari berrak bir de plaji bulunmaktadir.

Dolmenler (Menhir, Tas Mezarlar): Lalapasa ilçesinde I.Ö.2000 sonlari ile I.Ö. 1000 baslarindan kalma 'Dolmenler' (menhir, tas mezarlar) bulunmaktadir. Yapilan kazilarda mezar içlerinde bazi araçlar (Göz yasi sisesi, madeni takilar) bulunmus ve bunlar Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'nde sergilenmektedir.

Saraylar

Edirne Sarayi: Sultan I. Murad tarafindan yaptirilan ilk saraydan sonra, Sultan II. Murad döneminde Tunca'nin batisinda, çok büyük bir alan üzerine 1450'de Edirne Sarayi'nin insaatina baslandi. Sultan'in 1451'de ölümünden sonra oglu Fatih Sultan Mehmed tarafindan yapi tamamlatildi. Kalintilar arasinda, Cihannüma Kasri, Kum Kasri Hamami, Babusseade, Matbahi Amire ve Adalet Kasri'dir.

Camiler ve Kiliseler

Selimiye Camii: Edirnen'nin en önemli eseri olan Mimar Sinan'in ustalik dönemi eseri Selimiye Cami Osmanli mimarisinin en güzel örneklerinden biridir.

1569 - 1575 yillari arasinda II. Selim tarafindan yaptirilmistir. Tas isçiligi, çinileri ve kalem isleri bakimindan essiz bir eserdir.

Kentin diger önemli cami ve kiliseleri Üç Serefeli Cami, Muradiye Cami, II. Bayezid Cami Ve Külliyesi, Eski Cami , Yildirim Camii, Fatih Cami (Enez Ayasofyasi), Sokullu Külliyesi (Kasim Pasa Külliyesi), Sweti George Kilisesi, Yahudi Havrasidir.

Selimiye Cami (Merkez): Mimar Sinan'in 80 yasinda yarattigi ve "Ustalik eserim" dedigi anitsal yapi Osmanli Türk sanatinin ve Dünya Mimarlik Tarihinin bas eserlerindendir.

Edirne'nin ve Osmanli Imparatorlugunun simgesi olan cami, kentin merkezinde yer almaktadir. Çok uzaklardan dört minaresi ile göze çarpan yapi, kuruldugu yerin seçimiyle, Mimar Sinan'in ayni zamanda usta bir sehircilik uzmani oldugunu da göstermektedir.

Kesme tastan yapilan cami, 2475 m2'lik bir alani kaplar. Mimarlik tarihinde en genis mekana kurulmus yapi olarak nitelenen Selimiye Camisi, yerden yüksekligi 43,28 m olan, 31,30 m çapindaki kubbesiyle ilgi çeker. Ayasofya'nin kubbesinden daha büyük olan kubbe 6 m genisligindeki kemerlerle birbirine baglanan sekiz büyük payeye oturur.

Cami, mimari özelliklerinin erisilmezligi yaninda tas, mermer, çini, ahsap, sedef gibi süsleme özellikleriyle de son derece önemlidir. Mihrap ve minberi mermer isçiliginin bas yapitlarindandir. Yapinin çini süslemelerinin, Osmanli ve Dünya sanatinda ayri bir yeri vardir. XVI. yy. çiniciliginin en güzel örnekleri olan bu çiniler, 'siralti' tekniginde olup, Iznik'te yapilmistir.

Selimiye camisinin 3,80 m çapinda 70,89 m yüksekliginde, üçer serefeli dört zarif minaresi vardir. Cümle kapisinin iki yanindakiler üçer yollu olup, her serefeye ayri merdivenlerden çikilir. Diger iki minare ise birer yolludur.

Bir külliye olarak insa edilen yapinin, genis dis avlusunda Darüssibyan, Darülkur'a ve Darülhadis yapilari bulunmaktadir.

Üç Serefeli Cami (Merkez): 1443-1447 yillari arasinda, II. Murat tarafindan yaptirilmistir. Cami Osmanli sanatinda, erken ve klasik dönemler üslubu arasinda yer alir. Burada ilk kez uygulanan bir planla karsilasilmaktadir. 24 m çapindaki büyük merkezi kubbe, ikisi paye, dördü duvar payesi olmak üzere alti dayanaga oturur. Yanlarda daha küçük ikiser kubbe ile örtülü kare bölümler vardir. Yapi, bir yenilik olarak enine dikdörtgen planlidir. Bu plani Mimar Sinan, Istanbul camilerinde daha gelismis biçimi ile uygulamistir. Ayrica Osmanli mimarisinde revakli avlu ilk kez bu camide kullanilmistir. Avlunun dört kösesine minareler yerlestirilmistir. Üç serefeli cami, bu özellikleriyle sonraki camilere öncü olan anitsal bir yapidir.

Camiye adini veren üç serefeli abidevi minare, 67,62 m yüksekligindedir. Her serefeye ayri yollardan çikilmaktadir. Caminin süslemeleri de ilginçtir. Revak kubbelerindeki özgün kalem isleri, Osmanli camilerindeki en eski örneklerdendir.

Muradiye Cami (Merkez): Muradiye mahallesinde, Sarayiçi'ne egemen bir tepeye II. Murat tarafindan yaptirilmistir. Yazitinda tarih yoktur. Yan mekanli (zaviyeli) camilerin en güzel örnegidir.

Cami, dis görünüsünün yalinligina karsin,iç süslemesi yönünden XV. yüzyil Osmanli sanatinin dikkat çeken yapitlarindandir. Mihrap ve duvarlari kaplayan çiniler, Türk çini sanatinin en güzel örneklerindendir.

II. Bayezit Cami ve Külliyesi (Merkez): Tunca Nehri kiyisinda, sehir merkezine 2 km uzaklikta bulunan külliye, Edirne'nin en önemli yapitlarindandir. Cami, tip medresesi, imaret, darüssifa, hamam, mutfak, erzak depolari ve diger bölümleriyle genis bir alana yayilmistir. II. Bayezit'in 1484-1488'de yaptirdigi külliyenin mimari Hayreddin'dir. Çok etkileyici bir görünümü olan külliye, küçüklü büyüklü yüze yakin kubbeyle örtülüdür.

Yapilarin en ilginci 20,55 m çapli, tek kubbeli, iki minareli anitsal camidir. Ana kubbeli mekanin yanlarinda dokuzar kubbeli Tabhane (kitap basim yeri) bölümleri vardir. Bu bölümler dogrudan disari açilmaktadir. Mermer mihrap ve minber yalin görünüslüdür. Somaki mermerden, son derece zarif hünkar mahfili, Edirne'deki ilk örnektir.

Eski Cami (Merkez): Edirne'de Osmanlilardan günümüze ulasmis en eski anitsal yapidir. 1403de Emir Süleyman tarafindan yapimina baslanmis, Çelebi Sultan Mehmet zamaninda 1414'te bitirilmistir. Mimari, Konyali Haci Alaaddin, kalfasi Ömer ibn Ibrahim'dir.

Yildirim Camii (Merkez): Edirne'nin XIV. yüzyildan kalma en eski camisi olup, sehir merkezine 3 km uzakliktadir. Gerek plani, gerekse sütun basliklari, yapinin haç planli bir Bizans kilisesi oldugunu göstermektedir. Yildirim Bayezit adina camiye dönüstürülürken (1400) temel disinda yeniden yapilmistir. Ancak kible yapinin eksenine uymadigindan, mihrap, haç kollarindan birinin kösesine konmus, egimli bir görünüs almistir. Günümüzdeki görünümüyle dört kemerli, kubbeli ve tek minareli camidir.

Fatih Cami (Enez Ayasofyasi-Enez): Bizans döneminden kalan yapi, oldukça büyüktür. Köse duvarli, haç planli kiliseler grubundandir.

Yapi, Osmanli döneminde güneydeki kola mihrap ve minber yerlestirilerek camiye dönüstürülmüstür. Uzunlamasina gelismis haç plani ile Orta Bizans, dis yüzdeki tugla süslemeleriyle de geç Bizans dönemi özellikleri göstermesi bakimindan ilginçtir. Cami günümüzde yikik durumdadir.

Sokullu Külliyesi (Kasim Pasa Külliyesi-Havsa): Havsa ilçesinde, Edirne yolundadir. 1576-1577'de Sokullu Mehmet Pasanin oglu Kasim Pasa adina Mimar Sinan'a yaptirilmistir. Külliye; iki kervansaray, cami, medrese, imaret, çifte hamam, tekke, köprü ve arastadan olusuyordu. Günümüzde yalnizca cami, hamam, cami avlusuna dayali ve ne oldugu anlasilamayan ocakli-nisli bir duvar, arastanin ortasinda cami ile kervansarayi baglayan dua kubbesi ve külliyeye daha sonra eklenmis çesme görülmektedir.

Sweti George Kilisesi (Merkez): Edirne'nin Kiyik semtinde 1880 yilinda insa edilmistir. 1889'da dekore edilen kilisedeki yazilar Slav Bulgarcasi ile yazilmistir. Daha önce ayni yerde bulunan kiliseden kalma bazi tablolar vardir. Yapi bakimli durumdadir.

Yahudi Havrasi (Merkez): Edirne'nin Kaleiçi mevkiinde olup, 1902-1903 yillarinda insa edilmistir. Bugün yikik durumdadir
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
Beceriksiz
öZeL üYEmiZ
<marquee>öZeL üYEmiZ</marquee>


Kayıt: 17 Ksm 2006
Mesajlar: 36
Konum: Uzunköprü / EDİRNE

MesajTarih: Çrş Ksm 22, 2006 11:46 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Uzunköprü : İlçe Edirne' nin orta kısmında ve Trakya Yontukdüzü üstündedir. En ünlü tarihi yapısı, Mimar Muslihiddin'in eseri olan Ergene Köprüsüdür. Uzunluğu 1200 metreyi, kemer sayısı 170'i geçer. Diğer önemli yapılar, II. Murat Külliyesi'nin tek minareli ve çatılı Muradiye Camii, II. Bayezit zamanında Mimar Hayreddin'in yaptığı Halise Hatun Camii, külliyenin bir vakfı olan Çifte Hamam, köprüye eklenmiş çeşmelerdir. Köprünün kentten yana ucuna, İkinci Meşrutiyet döneminde eklenen, Hürriyet Çeşmesi adıyla anılır. Daha eski öteki tarihi çeşmeler Gazi Mahmut (Belediye parkı), Halise Hatun (Hacı İbrahim Ağa ya da Tosbağacı) çeşmeleriyle Telli Çeşme'dir. Önemli iç turizm olayları, Bülbül Deresi'nde yapılan Dallık adlı bahar şenliği, av partileri ve panayırdır.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
Beceriksiz
öZeL üYEmiZ
<marquee>öZeL üYEmiZ</marquee>


Kayıt: 17 Ksm 2006
Mesajlar: 36
Konum: Uzunköprü / EDİRNE

MesajTarih: Çrş Ksm 22, 2006 11:46 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Edirne halkı birbirine çok sıkı bağlarla bağlıdır. Çoğu birbiri ile akraba olup, bu birlik ve yakınlık evlenmelerle daha da perçinlenmiştir. Halkın göze çarpacak pek bariz örf ve adetleri yoktur. Dikkate değer adetlerini düğünlerle görebiliriz.

DÜĞÜNLER

Önceleri düğünler ya Perşembe ya da Pazar günü yapılırdı. Düğünler iki gün öncesinden kına geceleri ile başlar. Düğünler ya davul-zurna ya da halkın ince çalgı dediği (keman, cümbüş, klarnet ve darbukadan) oluşurdu. Düğünün ilk çeyizaltı günüdür. O gün güvey (damat) arkadaşları arasında traş edilir. Bu işler yapılırken çalgılar çalar, içkiler içilir, oyunlar oynanır. Gecede kına eğlenceleri yapılır. Pazar günü akşamüzeri gelin alayı güveyin evine gelir. Bu sırada güvey odasından çıkar, şeker serperek evin kapısına doğru ilerler ve oraya kadar gelini koluna alır ve halkın alkışları arasında odasına götürür. Odada gelin ve güveye şerbet ikram edilir. Gelin odaya güveyden önce girer ve kapı arkasında güveyi bekler. Güvey içeri girerken gelin onun ayağına basar. Adetlere göre bunun manası gelin kocasına hakim olması içindir. Biraz sonra güvey odasından çıkarak av tüfeği ile havaya bir-iki el ateş eder. Arkadaşları tarafından tebrik edilir ve gezdirilir. Şimdi ise halkın tercih ettiği düğün şenlikleri org eşliğinde yazlık ve kışlık düğün salonlarında yapılmaktadır.


Kırkpınar Yağlı Güreşleri


Anadolu 'da bulunan Osmanlılar, Edirne'nin fethinden önce (1361), Orhan Gazi devrinde, onun oğlu Süleyman Paşa komutasında Rumeli'ye geçerler (1356-1357).

Osmanlı Akıncıları, burada yaptıkları akınlar sırasında, savaşmadıkları ve mola verdikleri günlerde, zamanlarını, aralarında çeşitli sporlar yaparak değerlendirirlerdi.

Bir keresinde güreşe tutuşan 40 yiğit içinden ikisi, tutuştukları güreşi gece yarısına dek sürdürdükleri halde sonuçlandıramazlar ve ikisi de güreştikleri yerde can verir...

Arkadaşları bu iki yiğidi güreş yaptıkları yerde bulunan bir incir ağacının altına gömdükten sonra Edirne 'ye doğru akınlarına devam ederler.

Edirne'nin fethinden sonra Ahırköy çayırlığına geldiklerinde, o incir ağacının civarında billur kaynaklı bir suyun, Kırkpınar çayırlığına doğru aktığını görürler ve bu nedenle de "Kırktı bunlar. Bu yakaya ilk ayak basanlardır bunlar" diyerek o yere Kırkpınar adını verirler.


Günümüzde yapılan Kırkpınar Yağlı Güreşleri ve Eğlenceleri Haziran ayının ikinci haftası ile temmuz ayının birinci yarısındaki uygun bir haftaya programlanmaktadır. Haftanın ilk 4 günü açılış töreni, yerli yabancı halk oyunu gösterileri, karagöz gösterisi, çeşitli sergiler, sünnet törenleri, güzellik-yemek-okçuluk skeet yarışmalarıgibi sosyo kültürel etkinliklerle son 3 günü ise yağlı güreş yarışmaları ve gösterileriyle çok renkli ve eğlenceli olarak kutlanmaktadır

Günümüzde yapılan Kırkpınar Yağlı Güreşleri ve Eğlenceleri Haziran ayının ikinci haftası ile temmuz ayının birinci yarısındaki uygun bir haftaya programlanmaktadır. Haftanın ilk 4 günü açılış töreni, yerli yabancı halk oyunu gösterileri, karagöz gösterisi, çeşitli sergiler, sünnet törenleri, güzellik-yemek-okçuluk skeet yarışmalarıgibi sosyo kültürel etkinliklerle son 3 günü ise yağlı güreş yarışmaları ve gösterileriyle çok renkli ve eğlenceli olarak kutlanmaktadır


HIDRELLEZ


Her yıl 5 ve 6 Mayıs tarihlerinde yapılır. Yöre insanının inanışlarına göre aşağıdaki şenlikler ve törenler düzenlenerek baharın gelişi kutlanır. Olağan üstü güçlerden yardım sağlama inancı ile;
1. Atbaba;
Yörede bulunan atbaba isimli bir derviş'in mezarı ziyaret edilerek, bereket, sağlık, kısmet, zenginlik ve hastalıklardan kurtulmak amacı ile insanlarımız giyeceklerinden söktükleri parçaları atbaba'nın mezarına bırakırlar ve dileklerini dilerler.

2. Hıdrellez'den bir gün evvel insanlarımız bir çömleğin içine su doldurarak çeşitli madeni eşyalarını bu su dolu çömleğe atarak ağzını kapatırlar. İnanışa göre Hıdır baba o gece çömleğin başına gelir ve herkesin kısmetini belirler. Sabah çömlek açılır ve kısmetler çekilerek maniler okunarak yorumlar yapılır.

3. Bahçelerde ağaç ve gül dallarının altına zengin olmak amacı ile sarılarak gömülen paralar ve çöplerden yapılan evler, ev sahibi olmak amacı ile kurulur ve dilekler dilenir.

4. Kuru soğan yaprakları ile kaynatılarak boyanan ve rafadan hale getirilen yumurtalar tokuşturularak kırılır ve yumurtası kırılmayanın önümüzdeki yıllarda şansının açık ve kısmetli olacağına inanılır.

5. Ateşler yakılır ve üzerinden atlanarak dilekler dilenir.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
Beceriksiz
öZeL üYEmiZ
<marquee>öZeL üYEmiZ</marquee>


Kayıt: 17 Ksm 2006
Mesajlar: 36
Konum: Uzunköprü / EDİRNE

MesajTarih: Çrş Ksm 22, 2006 11:47 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder


Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

Uzunköprü'müzden birkaç fotograf sunayım.





















Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
Beceriksiz
öZeL üYEmiZ
<marquee>öZeL üYEmiZ</marquee>


Kayıt: 17 Ksm 2006
Mesajlar: 36
Konum: Uzunköprü / EDİRNE

MesajTarih: Çrş Ksm 22, 2006 11:49 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Uzunköprü İlçesinin Adı

Uzunköprü kenti Sultan II. Murat tarafından Ergene Şehri adı ile kuruldu. Uzunköprü ile ilgili, ilk yazılı metin, Sultan II. Murad'ın vakfiyesi "Vakfı Sultan Murat Der Ergene" başlığını taşır. Hoca Sadettin Tacü't Tevarih (C.II.S.164) adlı yapıtında "Orasını konaklanacak düzenli bir yer haline getirdi. 174 yüksek kemer üzerine uzatılmış eşsiz bir köprü yaptırdı ki, cihana örnek oldu. Köprünün bir başında Ergene adı ile anılan bir kasaba kondurup." diyerek bu kasabanın adını Ergene olduğunu belirtir. Kanuni Sultan Süleyman dönemine kadar bu adla anıldı.
Kanuni'nin Sadrazamı Mustafa Paşa 1529'da Mimar Sinan'a Bulgaristan'da Meriç üzerinde yirmi kemerli Cisr-i Mustafa Paşa Köprüsünü yaptırdı. Bu köprünün başındaki kasabaya da Cisr-i Mustafa Paşa kazası (Svilengrad) dendi.

Edirne Sancağına bağlı, köprülü olan bu iki kasabada, karışıklıkları önlemek amacı ile Ergene kentinin adı Cisr-i Ergene'ye çevrildi. Ancak halk bu değişikliği hiç bir zaman kabul etmeyerek, Uzunköprü adını benimsedi.

Ünlü seyyahlardan A.Dela Motraye; Avrupa, Asya ve Afrika adlı seyahatnamesinde (S. 396), 1727 yılında Cisr-i Ergene'ye geldiğini ve Türk'lerin bu kasabaya Usun Kupru (Uzunköprü) dediklerini yazar.

Keçeci Zade İzzet Molla da 1820 de Keşan sürgününden dönerken Uzunköprü'den geçer. Mihnet Keşan adlı yapıtında; Azimet edüp üzre heman göründü Uzunköprü çün ab-ı revan, diyerek halkın benimsediği Uzunköprü adını kullanmıştır.

1873 yılında Uzunköprü'den demiryolu geçer. Kasabanın adı Cisr-i Ergene olduğu halde, yeni istasyon binasına "Uzunköprü" levhası asılmış ve tren tarifelerinde de Uzunköprü yazılmıştır.Sonuçta 1917 yılında çıkan Devlet Salnamesinde, ilçenin resmi adı Cisr-i Ergene bırakılmış ve halkın benimsediği Uzunköprü adı kabul edilmiş oldu.

Ancak 1920 yılında Uzunköprü'yü işgal eden Yunanlılar kentin adını Makrifere'ye çevirdi. İki yıldan fazla bu adla anıldı. 18 Kasım 1922'de kurtuluştan sonra, kentimiz Uzunköprü olan özgün adına kavuştu
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
celik84
FORUMU ÇOK SEVEN
<marquee>FORUMU ÇOK SEVEN</marquee>


Kayıt: 16 Ekm 2006
Mesajlar: 323
Konum: İSTANBUL

MesajTarih: Prş Ksm 23, 2006 12:13 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

teşekkürler Hocam
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
SemihTUNA
SÜPER MODERATÖR
<marquee>SÜPER MODERATÖR</marquee>


Kayıt: 05 Ksm 2006
Mesajlar: 1109
Konum: EDİRNE

MesajTarih: Pts Arl 25, 2006 12:12 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

ÇOK GÜZEL ELİNE SAĞLIK...

_________________
Üstüne imza tanımam.

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et Yahoo Messenger MSN Messenger
Mustafa Kemal
BAŞKAN YARDIMCISI
<marquee>BAŞKAN YARDIMCISI</marquee>


Kayıt: 22 Şub 2006
Mesajlar: 964
Konum: Edirne

MesajTarih: Pts Arl 25, 2006 7:39 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

teşekkürler hocam...
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Eğitim ve Öğretmen Forumu Forum Ana Sayfa -> Memleketlerimiz, Yaşadığımız şehirler Tüm zamanlar GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız





Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu

Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.079