fırtınanın biri biter, biri başlar
her fırtınanın sonunda sen var
alıp getirmiyor seni bana elimdekileri de savuruyor
arkasından bakarken umutsuzca
bir masal daha bitti diyor gönül
adımlarımda hızlanmıyor gidenlerin ardından
sessizlik kaplıyor sokakları
her sessizlikte yine yar
bir yaprak
nağmelerinin terennümüyle iniyor
akşamın kokusu siniyor
lambaları bir bir yanarken
gönül deryasının
adımlar yetiştirmiyor
beni sana
daha hızlı koşayım derken
geçen her saniyenin adının
sensizlik oldugunu öğreniyorum
öğrenmeseydim taşı,toprağı,denizi
gülen adamı, ağlayan çocuğu
sırtıda dünyanın yükünü taşıyan hamalı
yaratılışımın amacını
bu ruh içmeyecekti
kaynağına ulaşmanın zorluğunda
saf suyu
yine de meydan okusam
görmesem karı, tipiyi
kardelen olsam