Zülfikar hocamızın isteği üzerine, yazımı serbest kürsüden buraya taşıdım. Umarım, beğenirsiniz...
Sağlığımızın kıymetini bilelim…
Hayat güllük gülistanlık değil ve her şey istediğimiz gibi yürümüyor, ne yazık ki.... Hepimiz farkındayız bunun.. Yarışa koşulmuş atlar misali koşturup dururken, pek çok şeyi çiğneyip geçiyoruz, farkında bile olmadan.. Genellikle, bir şeylerden şikayet etmekle harcıyoruz günlerimizi… Yorgunluğumuzdan şikayet ediyoruz mesela, hava şartlarından, haksızlıklardan, geçim sıkıntılarından, memleket meselelerinden.. Bizlere sunulan güzellikleriyse, görmemek için adeta bencilce, inatla, hırçınlıklarla harcayıp tüketiyoruz kısacık vademizi...
Oysa görmediğimiz, görmek istemediğimiz onca şey var ki, gözümüzün önünde. Bir körlük modasıdır, yerleşmiş gidiyor aramızda. Yazık ki, kör olduğumuzu bile görmüyoruz; görmüyor, kabul etmiyoruz. Hatalara kızıp, kendimizce çözümler üretmeye çalışırken, nadiren de olsa ayrımına varıyoruz ki, aslında en büyük hataları yapan bizleriz…
Ne olur, arada sırada bile olsa, bir tarafa bırakalım bunları. Bırakalım ve; var olduğumuz için, şikayet edebildiğimiz için, hatalarımızdan ders alabildiğimiz için, iyinin yanında kötüyü, doğrunun yanında yanlışı da görebildiğimiz için gülümsemeyi bilelim.. Gönlümüzde yer etmiş gülleri koparmak için koşturup dururken, çiğneyip geçtiğimiz kır çiçeklerini, otları, çimenleri görmezden gelmeyelim.. Bırakalım, çalışmanın getirdiği yorgunluk olsun, hücrelerimize yerleşen.. Bırakalım, kar, yağmur, kavurucu sıcaklar olsun, yolumuzu engelleyen… Bırakalım, üç beş kağıt banknotun endişesi olsun, bizleri düşündüren… Bırakalım, kendini bilmez, üç kuruşluk adamların demeçleri olsun, sinirlerimizi geren.… Bırakalım, yaşam kavgası, yarınların kaygısı olsun, yüreklerimize çöreklenen…
Unutmayalım ki, bunları sorun edebildiğimiz sürece varız! Unutmayalım ki, sağlığımız elverdiği sürece sorun bunlar, bizim için! Ve unutmayalım ki, can derdine düştüğümüzde, hepsi önemini yitiriverecek bir gün...
Ne olur, upuzun gibi görünen kısacık ömrümüzde, küçücük anlarda bile olsa, ara ara bir kenara yığalım tüm olumsuzlukları… Sağlıklı olduğumuz için şükredelim… Bir şeyleri değiştirebilecek bir güce, beyne sahip olduğumuz için şükredelim… Hedeflediğimiz güzellikler kadar çirkinlikleri; büyüleyici karların buzlarını, deli yağmurların çamurlarını, aydınlık günlerin akşamlarını ve mutlulukların yanı sıra kederi de görebildiğimiz, hissedebildiğimiz, paylaşabildiğimiz ve yaşayabildiğimiz için şükredelim…
Hoşçakalın… Sağlıkla kalın…