The Daily Telegraph gazetesi, Philipp Lham'ın son dakika golünün Türkiye'yi evine, Almanya'yı ise finale taşıdığına dikkat çekerken, Alman milli takımının hep tur geçen, kazanan bir takım olarak tanındığını, Almanlar'ın 1954 Dünya kupası finalinde kendine güvenmeyi öğrendiğini hatırlattı ve ''ama dün neredeyse kaybediyorlardı'' yorumuna yer verdi.
''Almanlar 6. kez Avrupa kupası finaline ulaşmaya sadece 6 dakika uzaklıktayken Türkler yine olağanüstü bir şey yaptı'' diyerek Semih Şentürk'ün attığı gole dikkat çeken gazete, Avusturya medyasının Türkiye'nin Hırvatlar karşısında aldığı zaferi ''Viyana mucizesi'' olarak nitelendirdiğini hatırlattı. Gazetenin yorumunda, ''Biz de az kalsın Basel mucizesine tanık olacaktık'' denildi.
Çeyrek finalde yine Semih Şentürk'ün attığı bir golün Hırvatlar'ın bütün direnişini kırdığını da hatırlatan Telegraph yazarı, ''Ancak bu kez Almanlar'ın direnişi ortaya çıktı'' dedi ve ardından gelen Lahm'ın golünün sonucu belirlediğini kaydetti.
Semih'in diğer maçlardaki rolüne de dikkat çeken ve genç futbolcunun adının ''kurtarıcı'' anlamına geldiğine işaret eden gazete, Fatih Terim'in mucizelere inanmadığına dair sözlerine atıfta bulunurken, Sabri'nin Lahm'a müdahalesinde hakemin vermediği penaltının dışında, Türkler'in şansa ve mucizeye güvendiklerini söylemenin mümkün olmadığını vurguladı.
Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim'in, ''nasıl mücadele edileceğini iyi bildiğini'' de belirten Telegraph yazarı, Terim'in yaralı ve cezalı 9 oyuncusu varken tek geçerli stratejinin orta sahayı elinde kalanlarla doldurmak ve fırsat buldukça saldırmak olduğunu bildiğini yazdı.
Almanlar'ın son derece gergin göründüklerini de belirten yazar, ilk yarı istatistiklerinin Türkiye'nin 11 kez şut attığını ve 9'unun hedefi bulduğunu gösterdiğini de hatırlattı.
-NEREDEYSE AKIŞI DRAMATİK BİÇİMDE DEĞİŞTİRECEKLERDİ-
The Independent gazetesi de Lahm'ın son sözünün Türkiye'nin asla vazgeçmeyen kahramanlarını finalden ettiğini yazdı.
Alman milli takımını ''yıpratırlar, şansınız olduğuna inandırırlar ve tam bunu beklediğinizde de kalbinizi kırarlar'' sözleriyle anlatan yazar, bunun tipik Alman milli takımı olduğunu belirtirken, ''bu maç Lahm'ın son dakika golüyle kazanıldı, Almanya 2008 Avrupa Kupası finaline giden takım oldu, ama göz kamaştıran taraf Türkiye'ydi, korkusuzca oyunlarıyla neredeyse bu turnuvanın akışını dramatik biçimde değiştireceklerdi'' dedi.
Kimsenin yarı finalde yenilmiş, ancak bu kadar umutsuz koşullarda böylesine mücadele eden bir takım hatırlamadığı da kaydedilen Independent�in maç yorumunda, ''Maçın bitimine 4 dakika kala Semih'in golüyle maçı kurtardıklarına inandılar, terk etmek istemedikleri turnuvada bu dördüncü tahayyül edilemeyen geri dönüşleriydi. Stadyumdaki bizler gözlerimizi oyundan alamadık'' denildi.
Almanya'nın sinirlerine hakim olmak gibi geleneksel özelliği ve Lahm'ın asla kaçırmayacağı bir pozisyon sonucu attığı golle galibiyeti yakaladığına işaret edilen yorumda, Almanya'nın dün gece oynanılan maçta ''iyi oynayan taraf olmadığı halde önümüzdeki pazar günü 13. kez Dünya ve Avrupa şampiyonalarında final oynayacağı'' hatırlatıldı.
Rüştü'nün Almanya'nın ikinci golünde hatalı olduğunu da belirten yazar, ''Ama o bile Türkiye'nin attığı gollerde suçlanacak tek kişi olan Jens Lehmann kadar zayıf değildi'' dedi.
-LAHM'IN SON HÜCUMU TÜRKİYE'NİN RÜYASINA SON VERDİ-
The Times gazetesi de Philipp Lahm'ın son hücumunun Türkiye'nin rüyasına son verdiğini kaydederken, ''Öldürülmesi için kalbine bir kazık saplanması ya da gümüş bir kurşunla vurulması gereken filmlerdeki canavarlar gibi, Türkiye'yi elemek için de özel bir şey gerekti'' dedi.
Bunun için acımasız, amacı için soğukkanlılıkla kaderine yürüyen bir kahramana ihtiyaç duyulduğunu da belirten yazar, ''Bütün büyük futbol turnuvalarında bunu bir şekilde yaptıkları gibi, Almanlar bu kez de bu adamı buldu'' diyerek son golün sahibi Lahm'ın adına atıfta bulundu.
Son golün bu nefes kesici yarı final maçının bitimine bir dakika kala geldiğini de kaydeden Times yazarı, Alman milli takımının bütün maç boyunca hedefe yönelik üç önemli atak yaptığını, bunların her birinin de golle sonuçlandığını kaydetti.
Türkiye'nin destanının klasik mantıkla hiç bitmeyecek gibi göründüğünü belirten yazar, sadece 5 sağlam yedekle sahaya çıkan Türk milli takımı için ''dün akşam iyi olan taraf onlardı'' diye yazdı.
Sonucun aslında bu şartlarda oynanan bir maçta Almanya açısından bir mucize sayılabileceğini de vurgulayan yazar, ''İngiltere milli takımını böylesine büyük bir şampiyonada, yarı finalde David James, Micah Richards, Rio Ferdinand, Joe Cole, Wayne Rooney ve Michael Owen olmadan düşünün, bir fikir sahibi olursunuz'' dedi.
Bütün bu avantajsızlıklara rağmen Türkiye'nin sadece ilk dakikalarda öne geçmekle kalmayıp ilk yarıda üstün oynayan taraf olmayı başardığını kaydeden yazar, ''Lahm'ın golüne kadar yine Türkler'in maçı uzatmalara götüreceği düşünülüyordu. Penaltılarda Almanya'nın alt edilip edilemeyeceği bile merak edilmeye başlanmıştı'' derken, Almanya'nın futbol turnuvalarında peri masallarına geçit vermeyen bir ülke olduğunu yazdı.
Türkiye'nin kaybetmesinin üzücü olduğunu, ancak bunun, takımın turnuvadaki genel gidişatıyla uyumlu sayılması gerektiğini savunan yazar, ''Yarı finalin son dakikasına kadar dövüşçü şansı kullandılar, ama aslında turnuva boyunca sahada geçirdikleri 508 dakikanın sadece 14 dakikasında galip durumda oldular'' dedi.
-KATKILARI UNUTULMAYACAK-
Türkiye'nin bu turnuvaya yaptığı katkının unutulmayacağını da vurgulayan Times yazarı, Türk milli takımının bu katkısının aslında kendi tarzında, Yunanistan'ın 2004'te yaptığından bile fazla olduğunu ifade etti.
Daily Mail gazetesi de ilk yarının ilk dört dakikasıyla ikinci yarının son dört dakikasında ''Türkiye'nin hayal kurmaya cesaret ettiğini'' yazarken, ''Cezalar ve sakatlıklarla parçalarına ayrılmış takımlarının sürprizler turnuvasından zaferle çıkabileceğine inanmaya cesaret ettiler'' dedi.
Böyle bir maça tanıklık etmenin olağanüstü olduğunu yazan Mail, ''Aslında Türkiye, burada Almanya'yı yenebilecek gibi göründü'' derken, ''Ancak üzücü olan şu ki, bütün maçlarda sadece 9 dakika galip durumda oynayabilen Türkiye kendisini bilmediği bir coğrafyada buldu ve avantajı uzun sürmedi'' iddiasında bulundu.
Bu kadar berbat bir durumda, 9 futbolcusu sakat ya da cezalı olan Türkiye'nin kendilerini nasıl olup da bu kadar korkuttuğu sorusuna Almanlar'ın uzun süre yanıt arayacağını da kaydeden gazete, bu maçta Almanya kadar Türkiye'nin de kredi kazandığını vurguladı.
SUN: ''DAHA ÖNCE ÜÇ KEZ ÖLÜM DÖŞEĞİNDEN KALKAN TÜRKLER AZ DAHA DÖRDÜNCÜYÜ GERÇEKLEŞTİRİYORDU''
The Sun gazetesi de ''Parlak turnuvaya yaldız ekleyen Türkler'in bu kez başaramadıklarını'' yazdı.
Daha önce üç kez ölüm döşeğinden kalkan Türkler'in Semih Şentürk'ün golüyle az daha dördüncü kez aynı şeyi gerçekleştirmek üzere olduklarını hatırlatan gazete, bütün stadyumun nutkunun tutulduğunu belirtirken, Almanlar'ın farkının burada ortaya çıktığını, İsviçreliler, Çekler ve Hırvatlar'ın defteri dürülürken, Almanlar'ın mevzi alıp yine son dakika tuzaklarını kurmayı başardıklarını kaydetti.
Terim'in takımının daha turnuvanın başında Portekiz maçında 5 oyuncusunu kaybettiğini ve Almanya maçına da 8 oyuncu eksiğiyle çıktığını yazan gazete, ''Eğer bu müthiş takımdan öğrenilecek bir şey varsa o da ölmüş-gitmiş göründüklerinde bile emin olmak için tabutun kapağını açmak gerektiğidir. Almanlar emin oldular, mesele naaşı toprağa indirmeye kalmıştı, ama ceset yine canlandı. Semih, Sabri'nin pasıyla golü attı�� dedi.
''Türk takımını sadece dün akşam için değil, bütün turnuva boyunca ortaya koydukları müthiş performans için alkışlarken, Almanlara'' olan görevimizi de yerine getirmeliyiz'' diyen yazar, Almanlar'ın önemli bir kalite dersi verdiğini, bütün büyük takımlar gibi kötü oynarken kazanmayı başardığını bildirdi.
Sun da Times gazetesi gibi Türk milli takımının turnuvaya yaptığı, hala şaşırtmaya devam eden katkıyı kimsenin asla unutmayacağını vurguladı.
BBC: TÜRKİYE DAHA İYİ OYNADI
İngiliz yayın kuruluşu BBC, Almanya'nın Philipp Lahm'ın attığı son dakika golüyle 2008 Avrupa Şampiyonası'nda finale yükseldiğini duyururken, Türkiye'nin büyük şanssızlık yaşadığını ve rakibine göre daha iyi oynadığını belirtti.
''Almanya zaferi hak etmedi'' yorumunu yapan BBC, Almanya Milli Takımı'nın ikna edici bir futbol oynamamasına rağmen bir kez daha büyük finale ulaşmayı başardığını kaydetti.
Sakat ve cezalı futbolcusu fazla olan Türkiye'nin beklentilerin tersine cesaret dolu performans sergilediğine dikkat çekilen yorumda, Türk Milli Takımı'nın süratinin rakibini şaşırttığı ve ilk yarıyı daha farklı skorla bitirmesi gerektiği belirtildi.
Maçın sonuna kadar Türkiye'nin mücadelesinin bitmediğinin vurgulandığı yorumda, ''Bu turnuvanın bize öğrettiği bir şey var. Türkiye'nin yenilgiyi kabul etmemesinin anlamı, yenikken dünyanın en tehlikeli takımı olduklarıdır. Türkiye maçı uzatmaya götürmek için çabaladı. Bu da hak ettiğinin en azıydı. Ancak mücadeleleri maçın son dakikalarında kalp kırıklığıyla sona erdi. Belki Almanya zaferi kucakladı, ama kredinin büyüğünü ortaya koyduğu muhteşem çabayla Türkiye hak etti. Aslında daha da çoğunu hak etti'' denildi.
LE SOIR: ALMANLARA TÜRK USULÜ GALİBİYET
Belçika�nın yüksek tirajlı gazetesi Le Soir, �Almanlara Türk usulü galibiyet� başlıklı haberinde maç boyunca üstün oynayan Türkiye�ye karşı son dakika galibiyeti alan Almanya�nın 12 yıllık özlemine son verdiğini yazdı. Le Soir, Almanya�nın finali haketmediğini belirtti.
La Libre Belgique gazetesi ise �Mucize bu sefer gerçekleşmedi� başlıklı haberinde Euro 2008�in sürpriz takımı Türkiye�nin turnuvaya alkışlarla veda ettiğini ifade etti.
Belçika�nın �24saatspor� adlı popüler internet spor sitesi ise �Almanlardan alaturka galibiyet� başlığını kullandı. Site, yedekler dahil sadce 14 oyuncu çıkartabilen Türkiye�nin bu yarışmadan başı dik ayrıldığını yazdı ve Türk oyuncularının karakter sahibi olan birer sporcu olduklarına dikkat çekti. Türkiye�nin hırs ve azim sayesinde Almanlara karşı üstünlük sağladığını belirtten haberde, Türk milli takımının çok sayıgol fırsatını kaçırdığını da belirtiyor.
Arnavutluk�un Top Channel televizyonu da �Türkiye Euro 2008�den dik başla, gururla evine dönüyor� yorumunu yaptı.
LE FIGARO: TERİM�İN ÇOCUKLARI BAŞI DİK AYRILIYOR
Fransız gazetelerinden L�eqipue, �Almanya da mucize yarattı� başlığıyla verdiği haberde, �Karşılaşmanın büyük bir bölümünde komplekslerinden tamamen arınmış ve bir kez daha maçın sonlarına doğru eşitliği sağlayan Türkler tarafından sarsılan Almanya, büyük soğukkanlılıkla son anda kazandı. Bu sonuç, ilk yarıda fark yapamadığı için muhtemelen uzun süre üzülecek Türkiye için acımasız bir veda.� ifadeleri yer aldı.
Le Figaro gazetesi ise haberinde, �Alman ekibi inanılmaz bir maçın sonunda nihayet Türkiye�yi 3-2 yenerek final biletini kazanmayı başardı. Bir kez daha kahramanca oynayan Terim�in çocukları, turnuvayı başları dik terk ediyor.� dedi.
Le Monde ise karşılaşma ile ilgili olarak, �Her zamanki gibi mücadeleci olan Türkler, bu sefer çetin cevize çarptı. Almanya�nın kazanmış olması Türkiye�nin turnuvadaki süper parkurunu gölgelememeli. Türklerin her an gösterdikleri cesaret bu Euro�nun miraslarından biri olarak kalacak.� ifadelerine yer verdi.
ALMAN BASININDA TEK KELİMEYLE BAŞLIĞA TAŞINDI: ''FİNAL''
Almanya'nın Türkiye'yi 3-2 yenerek finale yükselmesi Alman basınında ''Final'' kelimesiyle başlıklara taşındı.
Bild gazetesi, birinci sayfada, ''Final'' başlığıyla karşılaşmanın 90. dakikasında Almanya'nın son golünü atan Philipp Lahm'ın fotoğrafına yer vererek, çok çekişmeli geçen karşılaşmadan sonra artık Almanya'nın kupayı alabilmesi için tek bir maçın kaldığını hatırlattı.
Gazetenin iç sayfalarında da ''Berlin, Berlin! Şimdi Viyana'ya gidiyoruz'' başlığıyla verilen haberde, sevinen Alman ve üzülen Türk taraftarların fotoğrafları yayınlandı.
''Çılgınlık! - Sinirlerimiz!'' başlığıyla verilen diğer bir haberde de, ''Bu kadar şans ve mücadeleyle Avrupa Şampiyonu oluruz'' denildi.
Gazetede ''90. Dakika - Dev Lahm bizi finale çıkarttı'' başlığıyla verilen bir haberde de Rüştü'nün ve Alman milli takım kalecisi Jens Lehmann'ın yediği hatalı gollerin fotoğraflarına yer verildi.
Berliner Morgenpost da ''Final - Televizyon kaosundan sonra titremeli galibiyet'' başlığıyla ilk sayfadan verdiği haberde, Lahm'ın son dakikada attığı golü, 500 bin kişinin de ''taraftar alanında'' kutladığı ifade edildi.
''Lehman'dan titremeli oyun'' başlığıyla verilen diğer bir haberde de, Alman defansının zayıf olduğu, ancak forvetin iyi oynadığı belirtildi.
Almanya'nın başkenti Berlin'deki tarihi Brandenburger Tor (Brandenburg kapısı) önünden uzanan ''17. Juni'' (17 Haziran) caddesinde kurulan ''taraftar alanında'' maçı Türk ve Alman taraftarların birlikte izlediği, Türk taraftarların mağlubiyete rağmen Almanlarla birlikte kutladıkları kaydedildi.
Türklerin yoğun olarak yaşadıkları Kreuzberg semtinde Türkiyemspor tarafından düzenlenen bir eğlencede de Türkiye'nin Avrupa Şampiyonası'nda yarı finale ulaşmış olmasının kutlandığı belirtildi.
Berliner Kurier gazetesi birinci sayfasında ''Almanya finalde - Güle güle cesur Türkler'' başlığına yer verdi. Gazetenin iç sayfalarında da '' Titremeli maç'' başlığıyla verilen haberde, Berlin'deki ''taraftar alanında'' toplanan yaklaşık 500 bin kişinin sürekli bir şekilde heyecanlanarak dua ettiği belirtildi.
Gazetenin spor sayfasında da Almanya'nın finale yükselmesi ''Önce uyuşuk, daha sonra Lahm'' başlığıyla verildi. Burada ''uyuşuk'' anlamına gelen ''lahm'' kelimesi kullanıldı.
''B.Z'' gazetesi de, ''Final'' başlığıyla birinci sayfadan verdiği haberde, Lahm'ın titremeli geçen bir maç sonucunda 90. dakikada Almanya'yı kurtardığı, ancak Türklerin de hiçbir zaman olmadığı kadar iyi oynadıkları belirtildi.
Haberde ayrıca, Berlin'deki ''taraftar alanında'' yaklaşık 500 bin kişinin kutlamalara katıldığı, bugüne kadar hep Türklerin galibiyetlerini kutladığı Kudamm adlı ana caddede de bu kez Almanların kutlamalar yaptığı kaydedildi.
Kicker adlı spor dergisi de ''Finaldeyiz - Lahm, zayıf Löw takımını kurtardı'' başlığını birinci sayfada kullandı ve iç sayfalarında maç seyrini anlattı.
-''TÜRKİYE ÇOK İYİ OYNADI, ALMANYA KAZANMAYI HAK ETMEDİ''
Öte yandan, Berlin'de görev yapan çok sayıda Alman gazeteci, Türkiye'nin Almanya'dan daha üstün oynadığını savundu. Gazeteciler genel olarak, ''Türkiye çok iyi oynadı, Almanya kazanmayı hak etmedi'' şeklinde görüş belirttiler.
Berlin polisi de dün gece yaşanan büyük coşkulu kutlamalara ve içkili taraftarlar arasında yaşanan bazı kavgalara rağmen, kutlamaların büyük ölçüde olaysız geçtiğini, hatta Alman ve Türk taraftarların çoğu yerde birlikte kutlamalar yaptığını bildirdi.
Toplam 84 kişinin gözaltına alındığını, 40 kişi hakkında dava açıldığını ve aralarında 3 polisin de bulunduğu 15 kişinin yaralandığını ifade eden polis, yaklaşık 500 bin kişinin ''taraftar alanında'' toplandığı gözönünde bulundurulduğunda bunların büyük bir rakam olmadığı görüşüne yer verdi.
Polis, Türklerin yoğun olarak yaşadığı Kreuzberg semtinde de 250 Türk ile 150 terör örgütü yandaşının toplandığını, ancak polisin hızlı müdahalesi sonucunda bir olay meydana gelmediğini kaydetti.
Die Welt gazetesi, ''Başardık'' başlığıyla verdiği haberde, maçı ayrıntılı bir şekilde okuyucularına anlattı.
''Frankfurter Allgemeine Zeitung'' adlı gazete de ''Son güçle finalde'' başlığıyla verdiği haberin yanında yer alan bir yorumda iki dengeli takımın oyununda Lahm'ın attığı golün bir takımı mutlu ettiğini, diğer takımın da hayallerini yok ettiğini yazdı.
AA
Türkiye, 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda Almanya'ya yenildiği yarı final karşılaşmasında sergilediği performans ve mükemmel oyunuyla İtalyan basınını da büyülemeyi başardı.
Tuttosport gazetesi, maç sonucunu ilk sayfadan, ''Almanya güç bela finalde'' başlığıyla duyurdu. İç sayfada, ''Türkiye şovu, Almanya finali'' başlığıyla sunulan haberin spot cümlelerinde ise ''Almanya, Terim'in oyunuyla göze hoş gelen ve budanmış ekibini son anda yenebildi'' denildi.
Alt başlıkta da ay-yıldızlıların talihsizliğine değinilerek, ''Türkiye kıl payı kaybetti: Gol kaçıran, Kazım'ın iki topu direkten dönen Türkiye'den sürpriz yenilgi'' ifadelerine yer verildi.
Maça ilişkin değerlendirmede, ''Türkiye, Brezilya gibiydi. Sahada hiç kimsenin ummadığı türden bir Türkiye vardı'' diyen Tuttosport, Uğur Boral'ı, ''Türkiye'nin Beckham'ı'', Semih'i ise ''maçın en iyi oyuncusu'' şeklinde değerlendirdi.
Ay-yıldızlıların hak ettikleri galibiyeti elde edememelerinden duyulun üzüntü ise ''Her şeye rağmen harika olan Türkiye'nin geri dönüşü bu kez mümkün olamadı'' cümlesiyle dile getirildi.
-LA GAZZETTA DELLO SPORT: ''TÜRKLER 90. DAKİKADA YENİLDİ''-
La Gazzetta dello Sport, ilk sayfasındaki anonsunda Almanya'nın Türkiye'yi son anda yenebildiğini ima ederek, ''Türkiye serabı derken Almanya finale yükseldi'' dedi.
İç sayfada ise ''Türkler 90. dakikada yenildi. Almanya altıncı kez finalde'' başlığı kullanıldı.
Spotta ise dün geceki karşılaşma şu cümlelerle özetlendi:
''Yürek titreten bir karşılaşmaydı. Terim'in ekibi avantajlı konuma geçti, rakip tarafından yetişilip geçildi, durumu tekrar eşitlemeyi de başardı ama karşılaşma Lahm'ın durumu 3-2 yapmasıyla sona erdi.''
Terim'in ''imparator'' lakabını koruduğunu belirten La Gazzetta dello Sport, ''Türk masalı nihai virajda, artık uzatmaların kaçınılmazlaştığının düşünüldüğü bir sırada sona erdi'' dedi.
Maça ilişkin genel değerlendirmede Almanya'ya 6 veren La Gazzetta dello Sport'un, yenilen taraf konumundaki Türkiye'ye 6,5 vermesi de dikkati çekti.
Terim'in maç sonrasındaki değerlendirmesi ise ''Terim ağlıyor: Zaferi hakeden taraf bizdik'' başlığıyla sunuldu.
-CORRİERE DELLO SPORT: ''ALMANYA'DAN TÜRKİYE USULÜ ZAFER''-
Corriere dello Sport gazetesi ise Almanya'nın dün geceki galibiyetinin, Türkiye'nin daha önceki üç karşılaşmadaki geri dönüş ve zaferlerini çağrıştırdığına işaret ederek, ''Almanya'dan Türkiye usulü zafer'' başlığını kullandı.
''Türkiye en güzel maçını oynayarak Avrupa sahnesine veda etti'' diyen Corriere dello Sport, ay-yıldızlıların teknik direktörünün maç sonundaki değerlendirmesini ise ''Terim: Üzgünüm ama halkımız yine de gurur duydu'' başlığıyla sundu.
''Semih ve Altıntop! Terim'in delikanlıları çok beğeniliyor'' başlıklı ayrı bir haberde ise İtalyan kulüplerin Türk futbolcularla ilgilendikleri yazıldı. Juventus'un Arda Turan'ı, Fiorentina ve İnter'in ise Semih'i transfer etme planları yaptıkları belirtildi.
-''AY-YILDIZLILAR'IN BAŞLARI ÖNLERİNE EĞİLMEDİ''
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası yarı final karşılaşmasında Türk Milli Takımı'nın, Almanya'ya 3-2 skorla yenilerek turnuvaya veda etmesi Yunan basınında geniş yer buldu.
Yunan basın-yayın organları, ''Şampiyona'nın rüya ve sürpriz'' takımı olarak nitelendirdikleri Türk Milli Takımı'nın, Almanya karşısında aldığı mağlubiyetin, çelikten yapılma bir takım gücü, cesareti ve sahadaki performansı ile kesinlikle bağdaşmadığı, oyuna baştan sona konsantre olmakta zorlanan Alman takımının son dakikada yakaladığı şans olduğu görüşünde birleştiler.
Atina'da yayımlanan Ta Nea gazetesi, ''Almanya'nın finale gittiği, ancak Türkiye'nin sahneyi çaldığı'' yorumunda bulunduğu haberinde, teorik açıdan ''Yarısı ölü'' olan Türk takımının sahada yaratıcı ve taze olan taraf olduğunu yazdı.
Gol kaydeden, beraberlik yakalayan, ancak son dakikada şanssızca ''uykuda yakalanan'' Kırmızı-Beyazlılar'ın, Şampiyona'daki performanslarının adeta beyinlere kazındığını kaydeden gazete, Türk takımının dünkü karşılaşmada vasat ve yorgun Almanlar karşısında oyunu kontrol altında tutan taraf olduğunu belirtti.
''Milli Takıımlar Teknik Direktörü Fatih Terim'in doğa üstü güçlere karşı dahi üstünlük kazanmasına ramak kaldığı öte yandan kılıcı ve bileğinin hakkıyla döğüşen bir takıma da devasa mührünü bıraktığı'' yorumuna da yapan gazete, ''Özel bir ilhama sahip olduğunu göstermeyen'' Alman Takımı'nın zorda kalınarak yaratılan Türk defansının zayıf noktalarına vurduğunu, yarı final ilk karşılaşmasında yenen tarafın ekip olarak üstün veya futbol anlamında sempatik olan taraf olmadığını yazdı.
Ta Nea, kimin iyi veya sempatik olan taraf olabileceği konusunda yorumda bulunulmasının zor olduğunu, ancak açıklıkla söylenebilecek tek şeyin ''Hiç kimsenin Terim'in delikanlılarından daha cesur olamayacağı'' değerlendirmesini okuyucularına taşıdı.
Gazete, Türk ekibinin şampiyonadan başı öne eğilmeden, ancak yüzde 53 oranındaki top hakimiyeti ve Almanlar üzerinde yaratılan psikolojik bozukluk sonrasında kaybedilen fırsatlar hakkında akıllarında bir dolu soru işaretiyle ayrıldığını da yazdı.
''Kim futbolun adil olduğunu söyleyebilir ki?'' yorumuyla karşılaşmayı okuyucularına aktaran Kathimerini gazetesi ise, ''Böyle bir şey duyduysanız dahi inanmayın. Nitekim dün galibiyeti yakalayan taraf iyi oynayan değildi'' ifadesini kullandı.
Türkiye'nin dikkati çeken, Almanya'nın ise galibiyeti 90. dakikada gelen ''Altın gol'' ile ''Çalan'' taraf olduğunu yazan gazete, Terim'in kadroda gerek cezalılar gerekse sakatlar bulunması nedeniyle zorluklar yaşamasına rağmen ekibine şampiyonanın favorisini eleyebilecekleri inancını aşıladığını, hatta bu çerçevede takımının beyni olan ve Türk savunmasını bir türlü parçalayamayan Balak'ın dahi pasifize edildiğini kaydetti.
Gazete, Alman kalecinin Türk oyuncuların tehlikeli şutları karşısında savaş verdiğini, 13. dakikada Kazım'in şutunun direkten dönmesinde ise şansının yardımcı olduğunu kaydettiği haberinde, Alman ekibinin birkaç dakika sonra gelen beraberlik golünün dahi karşılaşmadaki dengeleri değiştirmediğini, Ay-Yıldızlılar'ın kurdukları üstünlüğü sürdürdüklerini belirtti.
Kathimerini, son 20 dakika içinde oyunda denge yakalayan Alman Takımı'nın Rüştü'nün kalesinden uzaklaşma talihsizliğini kullanarak gole ulaştığını, bunu rağmen umutsuzluğa kapılmayan Ay-Yıldızlılar'ın 86. dakikaya kadar karakterlerini sergilediklerini fakat Alman ekibinin 90. dakikada son golü kaydetmeyi başardığını yazdı.
''Türkiye bizi son sözün kendisinde olmasına alıştırmıştı'' diyen Ethnos gazetesi, kadrosunun yarısı ''hayatta olmayan'' ancak bitmek tükenmek bilmeyen fiziksel ve ruhsal güce sahip Türk Takımı'nın dün gece de son sözü kendisinin söyleyeceğinin işaretlerini verdiğini, ancak 90. dakikada gelen golüyle Lam'ın futbolseverlere bu mucize takımını karşısındaki ekibin Almanya olduğu hatırlatmasında bulunduğunu kaydetti.
Gazete, Türk Takımı'ndaki eksik oyuncuların dünkü karşılaşmada yokluklarının göze batmadığını nitekim bunun ilk nedenin, Alman Milli Takımı'nın neredeyse tüm oyuncularının ''Kötü günlerinde olmaları'', büyük bölümünün ise maçın 1. dakikasından 90. dakikasına kadar sahada yaşam belirtisi vermemeleri olduğu değerlendirmesinde bulundu.
2. nedenin ise Ay-Yıldızlılar'ın ''Delikanlı ve işini bilen Terim'e sahip olmaları'' olduğunu kaydeden gazete, şaşkınlığını bir türlü atlatamayan Alman Teknik Direktörün ise takımı sahada yalnız bıraktığı yorumunu yaptı.
Ethnos, karşılaşma sonunda, kalite ve güç açısından üstün olduğunu gösteremeyen Almanlar'ın final, top kontrolü ve yaratılan fırsatlar çerçevesinde ise Türkler'in sempati kazanan taraf olduklarını belirtti.
''Eğer söz konusu olan Almanya ise 'hiçbir zaman, hiçbir zaman' deme...Karşısındaki inatla ölmemek için direnen, dikkate değer ve şanslı ama nihayetinde şanssız bir Türk Takımı olsa da'' yorumuyla karşılaşmayı aktaran To Vima gazetesi, ''Şansızdı çünkü O da, nihayetinde her zaman Almanlar'ın kazandığı karşılaşmada oynuyordu'' ifadesini kullandı.
Gazete, ''Ateşten yaratılma bir takımın rüyasının Almanlar'ın soğuk infazıyla son bulduğunu, 2008'in 3 kez cehennemden dönüp cennete giren devrimcilerinin aynı para birimi ile ölerek Şampiyona'ya veda etiklerini'' yazdı.
To Vima, evrenin dahi başarısı için adeta lehine davrandığı Alman takımının Türk Takımı'nın 3'e karşı kaydettiği 15 şutuyla en az 2 gol geride kalabilecek ekip olduğu görüşünü savundu.
Elefterotipiya gazetesi, tutku ve yürekleriyle oynayan Türk ''aslanların'' peri masallarının sona erdiğini belirttiği haberinde, ''Terim'in çelikten yapılma takımı kırıldığını'' ancak tüm eksiklerine rağmen ilk dakikadan göz doldurduğu değerlendirmesinde bulundu.
-2008 AVRUPA FUTBOL ŞAMPİYONASI
-TÜRKİYE'NİN, ALMANYA'YA YARI FİNALDE
İSVİÇRE BASINI: 'TÜRKLERE ACIYORUZ. İYİ OYNADIKLARI MAÇTA RÜŞTÜ'NÜN HATASI YÜZÜNDEN YENİLDİLER''
Avrupa Futbol Şampiyonası yarı finalinde Türkiye'nin, Almanya'ya son dakika golüyle 3-2 yenilerek elenmesine İsviçre basını geniş yer verdi.
Büyük tirajlı gazetelerden Blick haberi okurlarına ''Türklere acıyoruz'' başlığıyla verdi.
Gazete, turnuva boyunca A milli takımın en iyi futbolunu Almanlara karşı oynadığına değinerek, ''Türklere acıyoruz. Rüştü'nün hataları yüzünden iyi oynadıkları maçta yenildiler ve elendiler'' ifadelerine yer verdi.
Almanya'nın, Türkiye'yi kardeşçe yapılan bir maçın sonunda son saniye golüyle yendiğine de değinen gazete, maçın hakemi hakkında da kararlarının çoğunda hatalı olduğunu ve taktir haklarını da hep Almanya lehine kullandığını bildiriyor. Gazete, ''Maçın İsviçreli hakemi Massimo Busacca UEFA gözlemcisi tarafından da beğenilmedi'' ifadelerini kullanmış.
Basler Zeitung gazetesi de haberi başlığına ''Son dakikaların ustaları 90. dakikada yenildiler'' ifadeleriyle taşımış.
Gazete, Türkiye'nin 3 maçını da son dakikalarda attığı gollerle kazandığını, ancak bu kez gülen tarafın rakip olduğuna yer verip, Almanya'nın Türklerin kalesine 3 şut atabildiğine değinerek, ''3 şut Almanların kazanmasına yetti'' ifadelerini kullandı.
-TUTTOSPORT: ''TÜRKİYE ŞOVU, ALMANYA FİNALİ''